Riyazet: Dengeli Yaşam – 4

dengeli-yasam(Önceki bölümler Riyazet: Dengeli Yaşam -1, 2, 3)

- Yapışıp kaldığımız arzularımızın bedellerini/azabını niye ödüyoruz?

Zıtlıklar dünyasının bir kuralı.. Yapışıp kalınılan her bir arzunun belirli derecede kaybetme korkusunu da gizlice içinde barındırıyor olması. Sistem çarklarını çeviren de beynimizin en alt, en temel katmanından tüm beyne yerleşik bu güçlü duygu, korku..

Tercih olmayan, bilincin devreye sokul-a-madığı her istek, her arzu, bir bağımlılık olarak kabul edilebilir dedik. Her bağımlılık da bilinçaltının bedeni, bünyeyi koruma çabası gereği, içsel gerilim yaratır. Gerilimin birikmesi (günaha = zorluğa dönüşmesi) kendini bilinç düzeyinde üzüntü, pişmanlık, kaybetme korkusu vs. olarak gösterir ahiretimizde/sonramızda/karmamızda. Bunlar tutunulan arzularımızın bedelleri, azabı. Okumaya devam et

Riyazet: Dengeli Yaşam – 3

riyazet-denge(Önceki bölümler Riyazet: Dengeli YaşamRiyazet: Dengeli Yaşam -2)

- Nihai riyazete, dengeye ulaşabilmek için tamamen arzusuz mu olmalıyız, veya arzusuz olmak mümkün mü?

Sıkıntı, veya sistemde azap doğuran, arzularımızın, kişisel, özgün zevklerimizin var olması değil, sadece bunlara yapışıp kalmamız, yani bilinçaltı gizli diliyle, varlık nedenimizi onlara bağlamak, varlığımızı onlara bağımlı kılmak (Şirk). Allah’a ve Ahiret sürecine güvenmemek!..

Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni fark ettin mi? (25:43).

Okumaya devam et

Riyazet: Dengeli Yaşam – 2

farkindalik-isigi(Riyazet: Dengeli Yaşam paylaşımının devamı..)

Abraham Maslow‘un kurguladığı ihtiyaçlar hiyerarşisinin her bir katmanında bastırılmayan ve Evrensel Akıl/Vicdan/Farkındalık/Dikkat rehberliğinde hakkı verilerek yaşanan duyguların, giderilen temel ihtiyaçlarımızıntıkanmamış akıcı gücü nefste tatmin odakları oluşturarak kudreti (~ idrak sentezli gücü) açığa çıkarır. Nefsi mutmainne cüzleri diyebileceğimiz..

Benliklerimizde veya ihtiyaçlar piramidimizde gedikler ile yetiştirildiğimiz ve doyumlu yaşayamadığımız doğru. Yeme, içme, sevme, sahiplenme, güvenme, ait olma, para, takdir edilme, övünme, kızma, cinsellik vs. vs konularındaki boşluklarımız, yani nefsin temel ihtiyaçlardabelirli bir yaşa gelinceye kadar olgunlaşmamasının, ruhsal gelişim açısından sıkıntılı bir durum oluşturduğu da aşikar. Okumaya devam et

Riyazet: Dengeli Yaşam

riyazat-duygularTasavvufta riyazet başta olmak üzere, seyr-i süluk bir araç olarak kullanılmış ve mertebelere ayrılmış. Bunun bize verdiği nedir ? Bunu, riyazetin kendisini uygulamak yerine, riyazetin bize kattığı hali anlayarak bir sonraki aşamayı idrak yoluyla kavrayamaz mıyız ?

Plasebo Aydınlanma paylaşımımda da belirttiğim üzere, gürültülü insan zihninin o gürültü, belirsizlik içerisinde hızlıca yol bulabilmesi, aklına yaklaştırılabilmesi için yapılmış kategorizasyonun bir sonucu mertebeler ve diğer bir çok kavram.. Neye işaret edilmek istendiğinin yaşamda somut olarak karşılığını bularak anlayıp takılmadan geçmek gerekiyor. Okumaya devam et

Sahih Hadisler Gerçek midir?

sahih-hadisler-gercekAllâhu nezzele ahsenel HADİSi > Allah sözün/hadisin en güzelini indirmiştir (39:23).
Fe bi eyyi HADİSin ba’dehu yu’minûn > Artık Kur’andan başka hangi söze/hadise güveniyorlar? (77:50).
İşte bunlar Allah’ın ayetleridir, bunları sana HAK/Hakikat olarak okuyoruz. Öyleyse onlar Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra, hangi hadise/söze güveniyorlar ? (45:6).

Hadisler konusunda halkımızın çoğunluğunca pek bilinmeyen ve yanlış yönlendirilmesine neden olan yönü Hadislerin Sahihlik meselesi..
Sahih/Sıhhatli kelimesinin Hak/Gerçek sanılması.. Okumaya devam et

Allah’ın Beşer ile konuşması

allahin-beserle-konusmasiİnsan ve Allah’ın mana birleşimlerinin tezahürü olan tüm varlıklar, Şah damarı [Hablil Verîd] (50:16) ile işaret edilen ilahi kablo üzerinden Rabbi ile sürekli münasebet halindedir. Bu ilahi kablo Allah’ın zatındaki, varlıkların O’nun zatından ayrı olmayan sanal, geçici zât daireleridir. İnsanın Rabbini bilmesi, Allah’ın bilinemezliğini tatması da bu ilahi alan içerisinden olur.

İlahi kablonun kullanım derecesine göre İnsanın Kur’an’daki vasıfları da değişir. Okumaya devam et

Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster!

rabbim-oluleri-nasil-diriltecegini-bana-goster“İbrâhîm: “Rabbim, ölüleri nasıl dirilteceğini bana göster.” demişti. İnanmıyor musun? dedi. Hayır, bilakis. Fakat kalbimin tatmin olması için.” dedi. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler” (2:260) Geleneksel Çeviri.

Kur’an müteşabihini atlayayarak, ayetlere dümdüz yaklaşan, ayet lafızlarının meallerini zihin kurgularına uymadığından tamamlama/değiştirme yoluna giden gelenekselleşmiş kabullerin de etkisiyle ayeti, fiziksel olarak öldükten sonra bir dirilmenin kanıtı olarak düşünüyoruz. Bu olayın zahiri/görünen yönüdür diyoruz sonra da.. Oysa ki, bu ifadeler bu olgunun zahiri değil, lafzi yönüdür, mecazıdır sadece.  Okumaya devam et