
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sonsuzluk Kulesi</title>
	<atom:link href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sonsuzlukkulesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 09:38:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
<image>
<link>http://www.sonsuzlukkulesi.com</link>
<url>http://www.sonsuzlukkulesi.com/wp-content/cbnet-favicon/favicon.ico</url>
<title>Sonsuzluk Kulesi</title>
</image>
		<item>
		<title>Güneş Cehennem mi?</title>
		<link>http://www.sonsuzlukkulesi.com/gunescehennemmi</link>
		<comments>http://www.sonsuzlukkulesi.com/gunescehennemmi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2011 19:34:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHHA</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın zihin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Cüce]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ego]]></category>
		<category><![CDATA[emmare]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Hologram]]></category>
		<category><![CDATA[idrak]]></category>
		<category><![CDATA[Karadelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kıyamet]]></category>
		<category><![CDATA[mecaz]]></category>
		<category><![CDATA[RUH]]></category>
		<category><![CDATA[Süpernova]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuzlukkulesi.com/?p=680</guid>
		<description><![CDATA[Kıyâmet günü GÜNEŞ halka yaklaştırılır da nihâyet insanlara yakınlığı bir mil kadar olur&#8230; Güneş onları âdeta eritecek ve amellerinin miktarına göre ter içinde kalacaklardır. Onlardan kimi topuklarına kadar, kimi dizkapaklarına kadar, kimi beline kadar, kimi de gemlenene kadar tere batacaktır!” (Hadis) Bilimsel bulguların ışığında yapılan hesaplamalara dayanarak orta büyüklükte bir yıldız olan Güneşimizin şu an <a href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/gunescehennemmi"><b>»»» Devamı</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;"><strong><em><img class="alignleft" style="margin: 10px;" src="/wp/wp-content/uploads/Gunes.jpg" alt="" width="130" height="86" />Kıyâmet günü GÜNEŞ halka yaklaştırılır da nihâyet insanlara yakınlığı bir mil kadar olur&#8230; Güneş onları âdeta eritecek ve amellerinin miktarına göre ter içinde kalacaklardır. Onlardan kimi topuklarına kadar, kimi dizkapaklarına kadar, kimi beline kadar, kimi de gemlenene kadar tere batacaktır!</em></strong><em>” (Hadis)<span id="more-680"></span> </em></span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Bilimsel bulguların ışığında yapılan hesaplamalara dayanarak <strong>orta büyüklükte</strong> bir yıldız olan Güneşimizin şu an için kendisine <strong>daha 5 milyar yıl yetecek </strong>yakıtının (Hidrojen) olduğu düşünülmektedir. Büyük kütleli yıldızlar sahip oldukları devasa kitleleri sonucunda oluşan yüksek içsel basınç ve sıcaklık sonucu <span style="text-decoration: underline;">bir kaç milyon yıl</span> gibi, Evrenin yaşına oranla çok kısa sayılacak bir ömür içerisinde yakıtlarını tüketerek son nefeslerini verirler. Fakat Güneşimiz gibi orta büyüklükteki ve küçük kütlelerdeki yıldızlar ise milyarlarca yıllık bir ömre sahiptir. <strong>Yakıtlarını bitirip ömürlerinin sonlarına geldiklerinde</strong> ise dev kütlelerinden kaynaklanan çekim kuvvetini dengeleyecek termonükleer reaksiyonlar azaldığından, bilimin <a id="tippy_tip0_1792" class=" tippy_link" title="Kırmızı Dev" onmouseover="Tippy.loadTipInfo(' &lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1_dev&quot;&gt;Detay bilgi i&ccedil;in&nbsp;link&lt;/a&gt; ', 0, 0, 'tippy_tip0_1792', event, 'Kırmızı Dev');" onmouseout="Tippy.fadeTippyOut();">Kırmızı Dev</a> adını verdiği bir sürece girerek <strong>genişlemeye</strong> başlarlar.</span></p>
<div class="wp-caption alignright" style="width: 190px"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;"><img style="margin: 10px;" title="SüperNova ve Merkezindeki Beyaz Cüce" src="http://i1-news.softpedia-static.com/images/news2/In-Several-Million-Years-Our-Sun-Will-Be-Just-a-White-Dwarf-2.jpg" alt="SüperNova ve Merkezindeki Beyaz Cüce" width="180" height="180" /></span><p class="wp-caption-text">SüperNova ve Merkezindeki Beyaz Cüce</p></div>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Güneşimiz şu anda genişlememektedir</strong> ve <strong><span style="text-decoration: underline;">bir 5 milyar yıl daha genişlemeyecektir.</span></strong></span> Vakti geldiğinde ise sırasıyla Merkür, Venüs, Dünya-Ay ikilisi ve Marsı da içine alacak şekilde <strong><span style="text-decoration: underline;">yüzbinlerce yıllık bir süreçte</span></strong> genişleyecek ve hızlı hareket eden bu iç gezegenleri tümüyle yok edecek, güçlü bir ışıltıya eşlik eden büyük bir patlamayla dış yüzeyindeki gaz kabuğunu salıvererek güçlü çekim gücünün etkisiyle hızla çökmeye/büzülmeye/sıkışmaya başlayıp <a id="tippy_tip1_2226" class=" tippy_link" title="Beyaz Cüce" onmouseover="Tippy.loadTipInfo('&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Beyaz_c%C3%BCce&quot;&gt;Detay bilgi i&ccedil;in&nbsp;link&lt;/a&gt; ', 0, 0, 'tippy_tip1_2226', event, 'Beyaz Cüce');" onmouseout="Tippy.fadeTippyOut();">Beyaz Cüce</a> adı verilen <strong><span style="text-decoration: underline;">dünya boyutlarında,</span></strong> ışıl ışıl ışıldayan çok yoğun, parlak bir cisme dönecektir. Beyaz cüceye dönüştükten sonra değişen çekim kuvvetinin etkisiyle, genişlemeyle birlikte herhangi bir etkiye maruz kalmayan Mars ötesi <strong>büyük ve ağır gezegenler</strong> <em>(Jüpiter, Satürn, Neptün, Uranüs, Plüton ve diğerleri)</em> Güneşimizin Beyaz Cüce versiyonunun etrafında <span style="text-decoration: underline;">yeni yörüngelerinde</span> dönmeye devam edecektir. Fakat beyaz cücemiz de milyarlarca yıl sonra enerjisinin tükenmesiyle birlikte bu parlak ışımasını da sona erdirerek <strong>&#8220;Kara Cüce&#8221;</strong> adı verilen bir mezarlığa dönüşerek uzayda <strong>ölü madde</strong> kategorisine girecektir.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;"><span style="color: #000080;">İnsanoğlu herhangi bir küresel veya kozmik felaket ile yok olmaz veya kendini, kendi gücüyle yok etmez ise, belki de 200 yıl gibi bir kısa süre içerisinde, diğer gezegenlere/güneş sistemlerine/galaksilere gidecek, bunun da ötesinde belki de diğer somut-soyut-anti-paralel-antiparalel-ışık hızı ötesi Takyonik evren tiplerine bedensel-zihinsel yolculuklar yapabilecek ve hatta <strong><span style="text-decoration: underline;">güneşsiz</span></strong><strong><span style="text-decoration: underline;"> sistemlerde</span></strong> yaşayabilecek duruma gelebilecektir. </span><span style="color: #008080;">Dolayısıyla mevzubahis hadiste geçen <strong><span style="text-decoration: underline;">Güneş ve Kıyamet</span></strong> ilişkili, o dönemin kelimeleriyle ve algısı geniş belirli bilinç seviyelerine özel olarak yapılmış açıklamayı <strong><span style="text-decoration: underline;">birebir, olduğu gibi kabul edip</span></strong> de <strong><span style="text-decoration: underline;">Güneşin cehennem olduğunu düşünmek</span></strong> doğru bir yaklaşım olmayacaktır. </span><strong><span style="text-decoration: underline;">Çünkü Güneşin dünyayı yutmasına 5 milyar yıl daha vardır.</span></strong> Kaldı ki, <strong>Güneşin bir mil yaklaşması değil, genişleme sürecinde Merkür’ü yutmaya başladığı durumda bile </strong>(Dünya’ya olan uzaklığı o sırada yaklaşık 100 milyon km olacaktır)<strong> bu yakınlaşmanın vereceği ısı ve ışık Dünyadaki yaşamı çoktan sona erdirmiş olacaktır. </strong></span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;"><strong><em>“DünyaNız, içindekilerle beraber cehenneme atıldığı zaman, bir su damlası gibi buharlaşıp yok olacaktır!</em></strong><em>”(Hadis)</em></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Bu hadis, yaklaşımımızın ne şekilde olması gerektiğinin kilidini vermektedir bizlere. Bu rivayette herkesin ortak olarak algılamakta olduğu <span style="color: #000080;"><strong><span style="text-decoration: underline;">maddesel Dünya’dan</span> değil, <span style="text-decoration: underline;">her bireyin (kimliksel/egosal) dünyaSının</span> arınma sürecindeki cehenneme girişinden bahsedilmektedir</strong>!</span></span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Bilimin güncel bilgilerini göz önünde bulundurarak ve dînî verilerdeki içsel-dışsal-kozmik-şuûrsal olay ve olguların aktarılışındaki mecburi sembolizmi de dikkate aldığımızda, <strong>“Güneşin halka yaklaştırılması”</strong> şeklinde ifâde edilen rivâyetin, cehennemde bulunan “<strong><em>Zakkum Ağacı</em></strong>, <strong><em>amel miktarına göre ter içinde kalma”</em></strong> benzerindeki işâretlerle birleştirilip düşünülmesi gerekmektedir. Yoksa <span style="text-decoration: underline;">somut Güneşin</span> içinde yetişen <span style="text-decoration: underline;">somut bir Zakkum Ağacı</span> ve kıyamet gününde yeryüzünde belirli oranlarda terleyen insanlar düşünmek zorunda kalabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;"><span style="color: #ff0000;">Kıyâmet ile işâret edilen zâten <strong><span style="text-decoration: underline;">Hologram olan</span></strong> “dış dünyada” mı, yoksa dünyaM/dışarı âlem hologramıMın açığa çıktığı <strong><span style="text-decoration: underline;">“İnsanın Zihin içeriğinde”</span></strong> gerçekleşecek olan bir süreç midir?</span> <span style="color: #000080;"><strong>Holografik hiyerarşi *</strong></span> kavramının idrâk edilip, <strong><span style="text-decoration: underline;">Şuûrda (</span></strong><strong><span style="text-decoration: underline;">≈ içsel farkındalık alanı) yaşanacak/yaşanmış/yaşanmakta olan</span></strong> bütün bu içsel algı seviyelerinin/durumlarının <a id="tippy_tip2_9657" href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/holografik-yansima" class=" tippy_link" title="Holografik Yansıma" onmouseover="Tippy.loadTipInfo('&nbsp;&lt;a id=&quot;tippy_tip2&quot; href=&quot;http://www.sonsuzlukkulesi.com/holografik-yansima&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #ff0000;&quot;&gt;Holografik Yansıma&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; yazısı i&ccedil;in bağlantıya tıklayınız.', 0, 0, 'tippy_tip2_9657', event, 'Holografik Yansıma');" onmouseout="Tippy.fadeTippyOut();">Holografik Yansıma</a> gereği, <span style="color: #000080;">en alt boyut olan ortak algılar dünyasında <strong><span style="text-decoration: underline;">nesneler olarak belirdiği</span></strong> ve</span> <span style="color: #ff0000;">kâğıttan sayfalar olarak <strong><span style="text-decoration: underline;">belirmiş/yansımış</span></strong> Mushaf’tan</span> da <span style="color: #0000ff;">sembol ve mecazlarla, <strong><span style="text-decoration: underline;">algısı sınırlı</span></strong> gündelik çalışan zihin dünyalarımızın <strong><span style="text-decoration: underline;">tanıdığı kelimelerle</span></strong></span> anlatıldığının fark edilmesi gerekmektedir. <a id="tippy_tip3_2037" class=" tippy_link" title="Holografi ve Hologram" onmouseover="Tippy.loadTipInfo(' Bu kavramlar ileriki paylaşımlarda detaylandırılacaktır. &amp;#40;bi-iznihi&amp;#41;&nbsp;', 0, 0, 'tippy_tip3_2037', event, 'Holografi ve Hologram');" onmouseout="Tippy.fadeTippyOut();">Holografi ve Hologram</a> kavramları iyice hazmedilmediğinde, beynin idrakine sığdırılmadığında, din en temelinden yanlış anlaşılacak ve belki de bir ömür dışta/<strong><span style="text-decoration: underline;">zamansal</span></strong> ötede veya <em>(yeni moda olan)</em> içte ama gene ötede bir takım arayışlar peşinde koşulacaktır. Holografi ve Hologram kavramlarına odaklanmak zihne, atomik yöndeki kurgulanmanın, bedenin ve âfâki uzaklıkların kendisinden/zihninden <strong><span style="text-decoration: underline;">sıfır mesafe uzaklıkta</span></strong> olduğunu fark ettirip <strong>boyutsal ayrışmazlığı/bütünlüğü</strong>, zamanda hareket etmek yerine, <strong>AN’ın derinlikleri</strong>ndeki seyrin ne olduğunu sezdirecektir.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="color: #000080; font-family: Garamond; font-size: large;"><em>* <strong>Holografik hiyerarşi </strong>≈ </em><strong><em>Üst boyutların bilgisinin/dokusunun alt boyutlar(ın)a, o alt boyutun diliyle/kanunlarıyla/yapı taşlarıyla kaydedildiği, ilmeklendiği ve kayıt edilen ortamdan/mahâlden/zihinden Tümel/Bütüncül Simülasyon</em></strong><strong><em>=</em></strong><strong><em>Hologram</em></strong><strong><em>, yani “Sanal gerçeklik” şeklinde yansıtıldığı boyutsal </em></strong><strong><em>yapılanma</em></strong><em>.</em></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Şimdi <a id="tippy_tip4_1814" href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/holografik-yansima" class=" tippy_link" title="Holografik Yansıma" onmouseover="Tippy.loadTipInfo('&nbsp;&lt;a id=&quot;tippy_tip2&quot; href=&quot;http://www.sonsuzlukkulesi.com/holografik-yansima&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #ff0000;&quot;&gt;Holografik Yansıma&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; yazısı i&ccedil;in bağlantıya tıklayınız.', 0, 0, 'tippy_tip4_1814', event, 'Holografik Yansıma');" onmouseout="Tippy.fadeTippyOut();">Holografik Yansıma</a> konseptini yazının konusu bağlamında örneklendirmeye çalışalım.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Dış dünya olarak algıladığımız bu âlemde, nükleer enerjiyle parıldayan nâr/ateş/plazma yapılı Güneşimiz, Dünyaya olan <strong><span style="text-decoration: underline;">uygun mesafedeki uzaklığıyla</span></strong> <span style="text-decoration: underline;">yeryüzü/Arz’daki canlılığın</span> devamlılığını <span style="text-decoration: underline;">her an</span> nasıl sağlıyorsa ve olası bir astronomik <span style="text-decoration: underline;">yaklaşımında</span> Dünyadaki yaşam yok olabilecekse; bunun <strong>içsel yansıması </strong>olarak da, <a id="tippy_tip5_3970" class=" tippy_link" title="RÛH isimli TEKİL/TÜMEL uzamsız UZAY" onmouseover="Tippy.loadTipInfo(' Detayları i&ccedil;in&nbsp;&lt;a title=&quot;&ldquo;BEN&rdquo;den &ldquo;ben&rdquo;e, &ldquo;ben&rdquo;den BEN&rdquo;e &ldquo;-1&quot; href=&quot;http://www.sonsuzlukkulesi.com/bendenbene1&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #ff0000;&quot;&gt;&ldquo;BEN&rdquo;den &ldquo;ben&rdquo;e, &ldquo;ben&rdquo;den BEN&rdquo;e &ldquo;-1&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; ve&nbsp;&lt;a title=&quot;&ldquo;BEN&rdquo;den &ldquo;ben&rdquo;e, &ldquo;ben&rdquo;den BEN&rdquo;e &ldquo;-1&quot; href=&quot;http://www.sonsuzlukkulesi.com/bendenbene1&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #ff0000;&quot;&gt;&ldquo;BEN&rdquo;den &ldquo;ben&rdquo;e, &ldquo;ben&rdquo;den BEN&rdquo;e &ldquo;-&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;color: #ff0000;&quot;&gt;2&lt;/span&gt; paylaşımlarına bakılabilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style=&quot;text-align: justify; line-height: 1.5;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Garamond; font-size: large;&quot;&gt;&lt;strong&gt;uzam&lt;/strong&gt;=cisimlerin uzayda kapladığı alan, hacim, yer', 0, 0, 'tippy_tip5_3970', event, 'RÛH isimli TEKİL/TÜMEL uzamsız UZAY');" onmouseout="Tippy.fadeTippyOut();">RÛH isimli TEKİL/TÜMEL uzamsız UZAY</a> da, tüm egoların/zihin içeriklerinin (<em>≈ </em>Arz’ın) <strong><span style="text-decoration: underline;">algısal devamlılıklarını sağlayan</span></strong>, <strong><span style="text-decoration: underline;">her birinin hologram dünyasını yaratan/üreten, ışık hızı ötesi (=Takyonik) sonsuz kat hızda titreşen sonu gelmez nûrani enerjili</span></strong> <strong>KAYNAK, <span style="color: #ff0000;">Kozmik Güneş</span>’tir</strong>. Birçok eski milletin “Güneş sembolü” ile resmetmeye/anlatmaya çalıştığı ve hatta taptığı; birçok efsane/mitte anılan; bilinçaltı değil de, <span style="text-decoration: underline;">daha derindeki</span> <strong><span style="text-decoration: underline;">alt beyin kaynaklı</span></strong> rüyalarımızda da “Güneş” olarak sûret kazanıp görünen bu ÖZ’dür.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Tepkisel yaşayan bilinçsiz bir zihinde <span style="color: #000080;"><em>(nefsi emmare =</em></span> <a id="tippy_tip6_3271" class=" tippy_link" title="re-aktif" onmouseover="Tippy.loadTipInfo('&lt;strong&gt;Reaktivite&lt;/strong&gt;,&nbsp;i&ccedil;g&uuml;d&uuml; ve i&ccedil; d&uuml;rt&uuml;lerden kaynaklanan tepkiselliktir. Şu&ucirc;rlu davranış yok denecek kadar azdır.', 0, 0, 'tippy_tip6_3271', event, 're-aktif');" onmouseout="Tippy.fadeTippyOut();">re-aktif</a><span style="color: #000080;"><em> <strong>zihin</strong>)</em></span>, <strong>Şuûr</strong>’un kontrolü ele alma <span style="color: #000080;"><em>(nefsi levvame = </em></span><a id="tippy_tip7_1940" class=" tippy_link" title="pro-aktif" onmouseover="Tippy.loadTipInfo('&lt;strong&gt;Proaktivite,&lt;/strong&gt; dışarıda su&ccedil;lu aramayıp, kişinin&nbsp;sorumluluğu kendi&nbsp;&uuml;zerine alması durumudur', 0, 0, 'tippy_tip7_1940', event, 'pro-aktif');" onmouseout="Tippy.fadeTippyOut();">pro-aktif</a><span style="color: #000080;"><em> zihin )</em></span> süreciyle birlikte, 5 duyu sınırları içinde yaşayan madde beden olmadığını <strong>somut/yakînen <span style="text-decoration: underline;">hissettiren</span></strong> dopdolu zihinsel boşluk alanı <em><span style="color: #000080;">(nefsi mülhime =</span> <a id="tippy_tip8_9231" class=" tippy_link" title="aktif" onmouseover="Tippy.loadTipInfo('&lt;strong&gt;Aktivite&lt;/strong&gt;,&nbsp;i&ccedil;g&uuml;d&uuml; ve d&uuml;rt&uuml;leri Şu&ucirc;r ile etkin bir şekilde kontrol edebilme yeteneği. Şu&ucirc;rlu yaşam. ', 0, 0, 'tippy_tip8_9231', event, 'aktif');" onmouseout="Tippy.fadeTippyOut();">aktif</a><strong> <span style="color: #000080;">zihin</span></strong>)</em> ortaya çıkıp <strong><span style="text-decoration: underline;">idrak genişledikçe</span></strong> <em>(</em><em>≈ üflenmekte olan RÛH <strong>&gt;</strong> Alt boyut/maddesel çokluk âlemindeki yansıması <strong>&gt;&gt;</strong> Güneşin <strong><span style="text-decoration: underline;">dünya benzeri katı</span></strong>, <strong><span style="text-decoration: underline;">yoğun,</span></strong> <strong>iç</strong> gezegenleri yutacak şekilde genişlemesi)</em>, <a id="tippy_tip9_3368" class=" tippy_link" title="bilinçaltı kişilikler" onmouseover="Tippy.loadTipInfo('Ayrıntılar i&ccedil;in&nbsp;&lt;a title=&quot;G&uuml;ncellenmesi gereken &ldquo;Cin&rdquo; anlayışı&quot; href=&quot;http://www.sonsuzlukkulesi.com/guncelcin&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #ff0000;&quot;&gt;G&uuml;ncellenmesi gereken &ldquo;Cin&rdquo; anlayışı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; ve&nbsp;&lt;a title=&quot;S&uuml;leyman&rsquo;ın Cinleri&quot; href=&quot;http://www.sonsuzlukkulesi.com/suleymanin-cinleri&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #ff0000;&quot;&gt;S&uuml;leyman&rsquo;ın Cinleri&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; yazılarına bakılabilir', 0, 0, 'tippy_tip9_3368', event, 'bilinçaltı kişilikler');" onmouseout="Tippy.fadeTippyOut();">bilinçaltı kişilikler</a> <em> (≈ <strong>Güneşin yaklaştırıldığı halk</strong>) </em>bu doğrultuda yeniden programlanacak/şekillenecek <em>(</em><em>≈ </em><strong><em>amellerinin miktarına göre ter içinde kalmak sembolü</em></strong><em>)</em> ve o zihinde <strong><span style="text-decoration: underline;">derin ve dingin</span> İçsel Farkındalık alanının</strong> <em>(düşünce ve dünyasal duygulardan boşaltılmış Tümel Bilinç=Nefsi Küll, seyreden TEK BEN)</em> egoSunun hiçbir zaman var olmadığı gerçeğini tatma <span style="color: #000080;"><em>(nefsi mardiye =<strong> aşkın zihin</strong>)</em></span> süreciyle birlikte <em>(<strong>&gt;&gt; </strong>Güneşin Dünyayı da kuşatıp buharlaştırması)</em> RÛH’un hakîkati o zihnin semâsında parlayacaktır <em>(<strong>&gt;&gt; </strong>Güneşin SüperNova patlamasıyla <strong>Beyaz Cüce</strong> olarak dönüşümü ve eski hâlinden daha şiddetli biçimde <strong>ışıldaması</strong>)</em>. Burada fark edilmesi gereken bir nokta da Güneşin, <strong><span style="text-decoration: underline;">meydanda Dünya var iken,</span></strong> <span style="text-decoration: underline;">RÛH ile algısını devam ettiren</span>; ama <span style="text-decoration: underline;">gelen içsel yayının kimlik filtresine takılmasıyla yaratılan ego illüzyonu</span>nu/cehennemini de hakikatindeki RÛH gereği <span style="text-decoration: underline;">aynı anda</span> sembolize etmesidir (<em>Kişi dünyaSında yaşadığı müddetçe, yâni Kıyametİ gerçekleşene dek, BEN’i “ben”liği olarak algılamaya devam eder</em>) (<strong>Herkes ego cehenneminden=güneşten geçmektedir.</strong> RÛH&#8217;un üflenmediği, kendini madde beden olarak hisseden birimler, bu hissiyatın verdiği ağırlıkla ömürlerinin sonuna dek ego=cehennem içerisinde kalacaktır).</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;"><span style="color: #000080;">Holografik hiyerarşi*</span> bağlamında örneğimizi yerine koyarsak; üst boyutsal bir varlık alanı olan<strong> RÛH</strong> isimli KAYNAK, alt boyuta yani, zihinsel alana <strong>ego </strong>olarak yansımakta/kodlanmakta ve egonun sanal dünyasından da bir alt gerçeklikteki madde dünyasında <strong>Güneş</strong> olarak belirmektedir.<strong> RÛH&gt;&gt;Ego&gt;&gt;Güneş.</strong></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">İnsan kendini RÛH’ta bulmaya başladıkça, <strong>idrak=melekî hissediş</strong> genişledikçe <span style="text-decoration: underline;">dünya benzeri iç gezegenler</span> <em>(madde bedene dönük bilinçaltı kalıpları, fikirler, davranışlar vb.)</em> bir bir genişleyen idrak güneşinin içinde yok olacak ve sonunda ortada Dünya da kalmadığında, Güneş SüperNova patlamasıyla inci gibi parlayan bir Beyaz Cüceye dönüşmüş olacaktır. Ve o mahâlde (zihinsel alanda), egosunun hiçbir zaman var olmadığını sert bir şekilde fark etmiş, geçirdiği Kıyâmetle (=ayağa kalkmak, dirilmek) RÛH ile dirilmiş/hakîkaten var olmuş zihin <em>(<strong>&gt;&gt; </strong>Dünya yok olmuş, <strong><span style="text-decoration: underline;">gaz yapılı</span></strong>, dünyaya benzemeyen dış gezegenlerin <strong><span style="text-decoration: underline;">yenilenmiş yörüngeleriyle</span></strong> Beyaz Cüce etrafında dönmeye başlaması)</em> kendisindeki ahiret ortamını dokuyarak çokluk âlemindeki rolünü kontrolündeki (!) egoyu kullanarak <em>(<strong>&gt;&gt; </strong>dış gezegenlerin yok olmayıp; yeni yörüngeleriyle varlıklarını devam ettirmeleri)</em> sürdürür.</span></p>
<div class="wp-caption alignleft" style="width: 221px"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;"><img class=" " style="margin: 10px;" title="Karadelik ve Uzayın 3 boyutlu dokusunun Karadelik tarafından eğrilmesi" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/c/cd/Black_Hole_Milkyway.jpg/750px-Black_Hole_Milkyway.jpg" alt="Karadelik ve Uzayın 3 boyutlu dokusunun Karadelik tarafından eğrilmesi" width="211" height="169" /></span><p class="wp-caption-text">Karadelik ve Uzayın 3 boyutlu dokusunun Karadelik tarafından eğrilmesi</p></div>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Elbette hikâye burada bitmemektedir. Güneşimizin geçireceği süreçler Evrendeki küçük-orta boyutlarda ve ölmesi zor olan, <strong><span style="text-decoration: underline;">uzun ömürlü</span> (!)</strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">sıradan bir yıldızın</span></strong> hikâyesidir. Bunun ötesinde, milyonlarca Güneş kütlesinde, <span style="text-decoration: underline;">çok kısa ömürleriyle</span> erkenden patlayarak dönüşüme uğrayan yıldızların <a id="tippy_tip10_9064" class=" tippy_link" title="Karadelik" onmouseover="Tippy.loadTipInfo('&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Kara_delik&quot;&gt;Detay bilgi i&ccedil;in&nbsp;link&lt;/a&gt;.', 0, 0, 'tippy_tip10_9064', event, 'Karadelik');" onmouseout="Tippy.fadeTippyOut();">Karadelik</a> gibi sonları da vardır ki, içsel yansımasının/yorumunun daha da derinlere gittiğinin göstergesidir. Bu noktaları ise çağının mecaz yığınlarını detay detay ezberleyip bunlar üzerinde düşünmek yerine, İNSAN’da işâret ettiği SOMUT gerçekleri TEFEKKÜR etmek isteyen BEYİNlere bırakıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;"><strong>Ezberlerin çatırdaması dileği ile..</strong></span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Selam ve Sevgiler&#8230;</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuzlukkulesi.com/gunescehennemmi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir AŞK hikâyesi..</title>
		<link>http://www.sonsuzlukkulesi.com/bir-ask-hikayesi</link>
		<comments>http://www.sonsuzlukkulesi.com/bir-ask-hikayesi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 11:02:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHHA</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[acemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[Alim]]></category>
		<category><![CDATA[Arif]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Baki]]></category>
		<category><![CDATA[edep]]></category>
		<category><![CDATA[Fani]]></category>
		<category><![CDATA[Gönül]]></category>
		<category><![CDATA[Hak]]></category>
		<category><![CDATA[hakikat]]></category>
		<category><![CDATA[haşyet]]></category>
		<category><![CDATA[hiçlik]]></category>
		<category><![CDATA[İlahi]]></category>
		<category><![CDATA[Kamil]]></category>
		<category><![CDATA[mecaz]]></category>
		<category><![CDATA[Mürşid]]></category>
		<category><![CDATA[pişmek]]></category>
		<category><![CDATA[riyakar]]></category>
		<category><![CDATA[Şuur kabı]]></category>
		<category><![CDATA[tevil]]></category>
		<category><![CDATA[Usta]]></category>
		<category><![CDATA[zekat]]></category>
		<category><![CDATA[Zilzal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuzlukkulesi.com/?p=546</guid>
		<description><![CDATA[Bâki olan, Rabbin Sûretidir/Yüzüdür (Rahman-27). Sûretten kopup gelen, fâni (Rahman-26) adını alan “birim” de, hep Bâki olmak ister, Sîreti gereği!. &#8220;Bu Yüz&#8221;dendir Âhiret inancı&#8230; Toprağa karışıp gitmek yerine, algılamak ister ebeden, âlemi. &#8220;O Sûret&#8221;tendir Gizil/Gizli Arayışı… Dalıp gitse de mâsivâ ru’yaya, çalmak da ister nâdiren, Gönül kapısını. Hayatını/neslini sonsuza dek idâme ettirme içgüdüsü vardır hep, <a href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/bir-ask-hikayesi"><b>»»» Devamı</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond;"><img class="alignleft" src="http://www.sonsuzlukkulesi.com/wp-content/uploads/2011/mavi-gul.jpg" alt="" width="108" height="80" /><span style="font-size: large;">Bâki olan, Rabbin Sûretidir/Yüzüdür<em> (Rahman-27)</em>.</span></span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Sûretten kopup gelen, fâni <em>(Rahman-26) </em>adını alan “birim” de, hep Bâki olmak ister, <span style="text-decoration: underline;">Sîreti gereği!</span>.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">&#8220;Bu Yüz&#8221;dendir Âhiret inancı&#8230; Toprağa karışıp gitmek yerine, algılamak ister ebeden, âlemi.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">&#8220;O Sûret&#8221;tendir Gizil/Gizli Arayışı… Dalıp gitse de mâsivâ ru’yaya, çalmak da ister nâdiren, Gönül kapısını.<span id="more-546"></span></span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Hayatını/neslini sonsuza dek idâme ettirme içgüdüsü vardır hep, Bekâ adına…</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Zâten o yüzden değil mi, meyledişi Fâni olana?</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Çünkü bakmak ister tenselliğin/cinselliğin tadına!..</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Verilmişse istidât, var ise duygusallığı, verir ise Mantığını, işte o zaman <strong>&#8220;Gerçek Vatanın&#8221;</strong> tatlı bir esintisi, numûnesi fısıldanır kendisine.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="color: #ff0000; font-family: Garamond; font-size: large;"><strong>AŞK!.. </strong></span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">İlâhisi, mecâz olanı, fânisi, Bâki olanı <span style="color: #000080;"><strong>hep bir</strong></span>; tadı, rengi, kokusu hep aynı..</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Yoğunluğu, derinliği, meyi farklı</strong> </span>sadece..</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Ama ki…</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Sen &#8220;birimsin&#8221;, &#8220;kimliksin&#8221;!</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="color: #000080; font-family: Garamond; font-size: large;"><strong>&#8220;Birimliğinle&#8221; TEK olana ÂŞIK olamaz, Bâki lezzete varamazsın.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Niyet etsen de İlâhi olanına, önce bir tatman, tanıman, hazır olman lazım bir kaynakla/kaynakta.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Kaynak, başlangıç/çıkış noktası &#8220;birimdir&#8221;, “sınırlı” olandır <em>(Birim = “Karşı cins” veya “Mürşid”).</em></span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">&#8220;birime&#8221; duyduğun, ilkin kirli, pasaklıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Kimi zaman karşılık beklersin, tutkulu olursun, kıskanırsın, bin bir süflî duyguyla dolar, dolanır durursun. Bütün bunlar Fâni aşkların bazen acı, kimi zaman tatlı zehridir.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Ama bil ki, <strong><em><span style="color: #ff0000;">“Fâni Aşk’ın zehrini tatmamış bir kalp</span>, <span style="color: #008080;">BÂKÎ AŞK’ın lezzetini alamayacaktır”.</span></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Zehirlenirsin, zehirleneceksin ki..</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">“Bunun saf, daha derin, ağusuz olanı da var” diyebilesin.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Ve âhu olanına UYANABİLESİN!</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Çünkü uyanamazsan emin ol, batar gidersin!..</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Uyanmak?</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">O &#8220;birimde&#8221; yoğunlaştıracaksın, derinleştireceksin sevgini..</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Zehri akıtarak.. Sahiplenmeyerek&#8230; “Birimsellikten” kaynaklanan zaaflara takılı kalmayarak..</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">O kadar yoğunlaşacak.. Beyin kimyan o kadar değişecek ki… AŞK’sız reaksiyon vermeyecek, AŞK’tan başka tepkimeye girmeyecek.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Sinir alıcıların AŞK hormonu ile öyle kavrulacak ki, nöron biyoelektriği AŞK’sız tetiklenmeyecek. Gözünü, görüşünü, görünümünü hep AŞK bürüyecek, Gönlün metafizik tarlasında AŞK ağacı yetişecek.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">İşte bu <span style="color: #ff0000;"><strong>AŞK ile âleme tırmanmak</strong></span>tır.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">İşte bu.. <strong>Birimden, tüm birimlere = <span style="color: #000080;">âlem(in)e AŞK&#8217;ın TAŞMASI</span></strong><span style="color: #000080;">&#8230;</span></span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Dolup taşan AŞK tankı, birimler arası sınırları kaldırır, <strong>birimleri alıp götürür hiçliğe</strong>, seni de birimsiz âlem(in)le YENİLER.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Geriye kalan..<strong> Sendeki AŞK</strong> ve <strong>AŞK&#8217;ı yansıttığın âlem</strong>..</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Bir dünya düşün ki, <strong>sadece Sen ve Sevdiğin</strong>.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Bir şarkı ki, illâ Sen ve Sevdiceğin arasında mırıldanan..</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Bestesi de, sözleri de<strong> mahrem olan</strong>.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;"><strong>Gönlün mahrem dili tasvire girdi mi kirlenir, tefsir edildi mi eksik kalır. </strong>O yüzden<strong> <span style="color: #ff0000;">Aşk, tefsire gelmez!..</span> </strong>Mahremini ifşâ etme lütfen!</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Tefsir edilmemeli ise de, elbet bir <strong>Te’vîli</strong>=<strong><em>EVveL mânâsı</em></strong>, kaynama noktası, <strong>kor</strong> bölgesi vardır O’nun!..</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Şuûr kabı küçüktür, Aşk’tan bir katre içirilmiş <strong>acemî Âşığın</strong>.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Yaşayamaz, kaldıramaz te’vilini..</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Düştüğü yerde tutamaz Âteşini. Rengini koyulaştırmak yerine, açmak, açılmak, yaymak-yayılmak ister..</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Kendisine değdirilen aşkı, verdiği heyecanla, aceleciliğiyle başkalarına taşırma, tefsir etme riyâkârlığını gösterir, içgüdüsel programı gereği.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Sonuç.. Nefsin devrede olması ve aşkın gösterişe düşmesi, değerinden kaybetmesidir.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Aşk’ın <strong>kemâli (40)</strong>, aşkın dünyaya çığırılması, ayağa-dile düşürülmesi ile değil, beslenmesi, derinleştirilmesi iledir. Hakk ile/hakkıyla yanmayanın “anlatmaya”, zekâtını <strong>(1)</strong> vermeye hakkı olmayacaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;"><span style="color: #ff0000;"><strong><em>Aşk’ta Usta, Aşk’ta Kâmil…</em></strong> </span>Sigaranın içten içe; sessizce, <strong>kor kor </strong>yanışı; ama dışarıya kendiliğinden tütüşü gibi, göz bebeğiyle/cismiyle/hâliyle Kalbinde terennüm eden dilin tercümesini yansıtır, sızdırır, edebi erkân ile. <span style="color: #000080;">Edep,<strong> hakîkatiNe Ârif olan Âşık’ın susmasını; ama pişmesini, hakîkatin muallimi Âlim’in ise sönmesini; ama anlatmasını gerektirir.</strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Yana-yakıla, düşe kalka sevimli Aşk köylerini aşıp kül şehirlerine de inen yorgun yolcu nasibinde varsa, nihayetinde ucu-bucağı olmayan yeni, <span style="text-decoration: underline;">acayip,</span> <strong>yabancı</strong> bir ülkeye ulaşır.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Kişiyi (?) kapısında zangır zangır sallayan <em>(Zilzal-1,3)</em> <strong>“bensiz”</strong> ve <strong>“aşksız” girilen </strong>bu toprakların adı <strong><em>“Haşyet” ülkesi</em></strong><em>dir</em>.</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1,5;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large;">Aşkla beslenen nazlı çocuk artık büyümüş ve kapıdan girdiği anda <strong>bir AŞK hikâyesi</strong> daha aynı talihli kaderle <span style="text-decoration: underline;"><strong>sona ermiştir.</strong></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuzlukkulesi.com/bir-ask-hikayesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NOKTA’daki Nükte!..</title>
		<link>http://www.sonsuzlukkulesi.com/noktadaki-nukte</link>
		<comments>http://www.sonsuzlukkulesi.com/noktadaki-nukte#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 20:13:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHHA</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mistisizm]]></category>
		<category><![CDATA[algılama]]></category>
		<category><![CDATA[algılayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[AN]]></category>
		<category><![CDATA[Be]]></category>
		<category><![CDATA[Berzah]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[boyut]]></category>
		<category><![CDATA[Dehr]]></category>
		<category><![CDATA[Elif]]></category>
		<category><![CDATA[Gizli Hazine]]></category>
		<category><![CDATA[hiçlik]]></category>
		<category><![CDATA[Holografik]]></category>
		<category><![CDATA[Hologram]]></category>
		<category><![CDATA[Kalem]]></category>
		<category><![CDATA[kendiliğinden]]></category>
		<category><![CDATA[Nokta]]></category>
		<category><![CDATA[Nükte]]></category>
		<category><![CDATA[Potansiyel]]></category>
		<category><![CDATA[Seyir]]></category>
		<category><![CDATA[Uyanmak]]></category>
		<category><![CDATA[varsayım]]></category>
		<category><![CDATA[yokluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuzlukkulesi.com/?p=503</guid>
		<description><![CDATA[Matematik biliminde yokluğun, hiçliğin sembolü olan “0” rakamı, Fizikte de dengenin, kararlılığın, değişmezliğin işâretidir. Değer olarak görünmeyen “yokluk” görünümlü bu vasıfsız değer, örtülü olarak tüm zıt sonsuzlukları kendinde barındıran Potansiyeldir aslında.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: large; line-height: 1.5;"><img class="alignleft" src="http://www.sonsuzlukkulesi.com/wp-content/uploads/2010/nokta.jpg" alt="" width="94" height="75" /><span style="color: #008080; font-family: Garamond;"><em>&lt;&lt;Nuuuñ ve El Kalemi ve ma yesturûn. (Kalem-1)&gt;&gt; </em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><strong><span style="color: #008080;"><em>Nuuun –ve- Kalem –ve- satır satır dizdikleri.</em></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">Nokta {0} – Algılayıcı {1} – Nükte {∞}</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">{Yokluk + Varlık} <em>–boyutsal (?) geçiş-</em> Varlık <em>–boyutsal geçiş-</em> Hologram</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">Data – Dönüştürücü &#8211; Sûretlenen Sonsuz Bilgi<span id="more-503"></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">Matematik biliminde <strong>yokluğun, hiçliğin sembolü </strong>olan “0” rakamı<strong>,</strong> Fizikte de <strong>dengenin,</strong><strong> kararlılığın, değişmezliğin işâreti</strong>dir. Değer olarak görünmeyen “yokluk” <span style="text-decoration: underline;">görünümlü</span> bu <strong>vasıfsız</strong> <strong>değer,</strong> <span style="text-decoration: underline;">örtülü olarak</span> <strong><span style="text-decoration: underline;">tüm</span></strong> <span style="text-decoration: underline;">zıt sonsuzlukları</span> kendinde barındıran <strong><span style="text-decoration: underline;">Potansiyeldir </span></strong>aslında. “<strong>Gizli Hazine”</strong> olan “0” değeri <strong><span style="text-decoration: underline;">aynı anda</span></strong> +1 ve -1’in, +2 ve -2’nin, … +∞ (Sonsuz) ve -∞’un toplamı, <strong>bileşimi</strong> olarak <strong><span style="text-decoration: underline;">kabul edildiğinde</span></strong>, sonsuz sayıdaki <strong><span style="text-decoration: underline;">varsayımsal</span></strong> ifadeler de işleme gelir ve böylece tüm vasıflar ve renkler oluşur. Denge veya kararlılık geçici olarak, geçici bir AN içinde bozulur.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><img class="aligncenter" src="http://www.sonsuzlukkulesi.com/wp-content/uploads/2010/sifir.jpg" alt="" width="76" height="31" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><span style="text-decoration: underline;">Kabul sonucu oluşan</span><strong> algılama aracına (=boyutuna/şekline)</strong> göre görünür olan bu değerler “0” içinde <span style="text-decoration: underline;">bir yer kaplamazlar</span>. <strong><span style="text-decoration: underline;">“0” bu değerlerin birleşiminden, toplamından varlığını alıyor da değildir</span></strong>, çünkü bu değerler <strong><span style="text-decoration: underline;">geçici</span></strong> olarak oluşan <strong><span style="text-decoration: underline;">algılayıcı</span></strong> birim tarafından varsayılmadan/kabul edilmeden/görünür kılınmadan da, <strong>“0”</strong> KENDİLİĞİNDEN vardır. Ama aksine tüm bu değerler varlıklarını “0”a dayanarak yapılan <strong><span style="text-decoration: underline;">kabulden</span></strong> almaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><img class="aligncenter" src="http://www.sonsuzlukkulesi.com/wp-content/uploads/2010/potansiyel.jpg" alt="" width="342" height="53" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><span style="color: #ffffff;">.</span><em>*/ Bizler gündelik hayatımızda Kozmik dengenin-kararlılığın-değişmezliğin ‘varsayımsal’ olarak bozulmasıyla “0”dan âşikar kılınan “+” ve “-“ değerlerin “+” (pozitif) tarafındakilere meyilli olduğumuzdan bu değerlerin varsayımsal varlıklarını unutup, onların bağımsız, gerçek varlıklarının olduğu (hakke’l yakîn) gerçeğimsi yargısı ile yaşamakta ve her şeyin, <span style="text-decoration: underline;">tek gerçeğin “0” olduğunu bilmeden</span>, hatta <strong><span style="text-decoration: underline;">“0”ı önemsemeden</span></strong> hayatlarımızı idâme ettirmekteyiz. /*</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><img class="alignleft" style="margin: 7px;" src="http://www.sonsuzlukkulesi.com/wp-content/uploads/2010/algiyanilgisi.jpg" alt="" width="182" height="165" />Bu sonsuz/sınırsız değerler <strong>Gizli Hazine</strong> (“0”)’den <strong>hiçbir çaba/enerji harcanmadan</strong> KENDİLİĞİNDEN varlıklanmaktadır. <strong>Bu varlıklanma <span style="text-decoration: underline;">zamansal veya boyutsal bir sonralıkta</span> gerçekleşiyor değildir</strong>. Resimde, <em>“birbirine bakan iki yüz”</em> ve bir <em>“vazo”</em>nun <strong><span style="text-decoration: underline;">aynı anda, enerji gerektirmeden/çabasızca/kendiliğinden</span></strong> algılanışı gibi, “0” da hem hiçbir sıfatı olmayan hiçbir şeydir, tenzih edilmiştir, <strong>BOYUTSUZ NOKTA</strong>’dır, hem de aynı AN (≈DEHR)’da kendinde içkin, çabasızca, <strong>varsayımsal olarak</strong> varlıklanan algılayıcı boyutların <strong><span style="text-decoration: underline;">birbirlerine göre</span></strong> olan tüm sonsuz <strong>algılama biçimlerini/dünyalarını</strong> da nasıl meydana geldikleri sorusuna gerek kalmayacak şekilde kapsayıcı ÇOK BOYUTLU, Her ve TEK Şey’dir, <strong>NÜKTE</strong>’lidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">“0”ın <strong>Mutlak Varlığı</strong> ve <strong><span style="text-decoration: underline;">varsayımsal</span></strong> olarak varlıklanan, varlığını “0”dan alan sonsuzluklar <span style="text-decoration: underline;">aynı anda var oldukları için</span>, <strong>“0” niçin/ne için ve nasıl bu sonsuzlukları açığa çıkartmaktadır sorularının anlamı kalmayacaktır. </strong><em>“birbirine bakan iki yüz”</em>ü algılamanın <span style="text-decoration: underline;">doğal sonucu</span> algı yanılgısı/zenginliği olarak <em>“vazo”</em>yu da <strong>eş zamanlı olarak görmek</strong> veya <em>“vazo”</em>yu algılamanın <span style="text-decoration: underline;">otomatik sonucu</span> da <em>“birbirine bakan iki yüz”</em>ü <strong><span style="text-decoration: underline;">aynı şimdide</span></strong> algılamak olacaktır, <span style="text-decoration: underline;">neden ve ne içinsiz</span>. <strong>Ama anlatım kolaylığı açısından bu durum <span style="text-decoration: underline;">“Bilinmeyi diledi”</span> şeklinde “bilinme isteği”, “istek” gibi <span style="text-decoration: underline;">insani kavramlar</span>la etiketlenebilir, algılayıcı boyutun düzeyinde.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><strong>“0”dan başka DEĞER olmadığı için</strong> “0” dışında, “0”’a rağmen ayrı bir değer yoktur. “0”dan varsayımsal olarak âşikâr olan tek değer, <strong>“0”ın tek tecellisi</strong> de, <strong><span style="text-decoration: underline;">TEK olan</span></strong><span style="text-decoration: underline;"> <strong>“1”</strong></span>dir gerçekte. Elbette bu tecelli de <span style="text-decoration: underline;">“0” içindedir</span>. Diğer tecelliler ise<strong> hayal içinde hayal içrelerdir, <span style="text-decoration: underline;">“1”’den türemektedir</span>. </strong>Tüm diğer ikincil, üçüncül, … sonsuzcul derecelerdeki sanal değerlerin her biri varlığını <strong>“1”’in tekrarından</strong> almaktadır (-1 bile 1’in – 1 kere tekrarıdır).</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><em>&lt;&lt; Ma eñte Bi ni~meti Rabbi ke Bi Mecnûn. (Kalem-2)&gt;&gt;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><strong><span style="color: #008080;"><em>SEN, Rabbinin nimeti sayesinde Mecnun olmadın.</em></span></strong></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">DEHR’de indirgenerek (?) oluşan boyutun KENDİ olarak<span style="color: #008080;"> <em>(eñte)</em></span> Varlıkta <strong><span style="text-decoration: underline;">Algılayıcı Merkez</span> ve TEK olan Beliriş</strong>, <strong>“1”</strong>, Programı <em>(Rabbi)</em>, Ontolojik konumu gereği <span style="color: #008080;"><em>(Bi ni~meti)</em> </span>seyrinde olduğu Holo-grafik Sonsuzluğun <span style="text-decoration: underline;">içinde</span> kendini Hülya-grama kaptırmış<span style="color: #008080;"> <em>(Bi Mecnûn)</em></span> <strong>sanal bir birim</strong> <span style="text-decoration: underline;">değil</span>; Graf olanı <span style="color: #008080;">(<em>ma yesturûn</em>)</span> kapsayıcı ve onun kaynağıdır. <strong>Tek Gerçektir, Programcısının “SEN” boyutudur!..</strong></span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><em>&lt;&lt; Ve inne le ke le ecren ğayre memnûn. (Kalem-3)&gt;&gt;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><strong><em>Gerçekten, SENin için kesintisiz bir ücret/ecir vardır.</em></strong></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">Varlıktaki, TEK olan Algılayıcı BEN boyutu <em><span style="color: #008080;">(El Kalem)</span>,</em> NOKTA’sından <strong>Holografik olarak <em>(Tümel, sanal birimlerde kodlanacak/kayıtlı olacak şekilde)</em></strong> ve baş-son olmadan <span style="color: #008080;">(<em>ğayre memnûn</em>)</span> açığa çıkarmakta oldukları <em><span style="color: #008080;">(ma yesturûn)</span> </em>ile her an yeni bir algılamada/deneyimlemededir <span style="color: #008080;">(<em>ecren)</em></span>.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">&lt;&lt; Ve inne ke le ~alâ hulukin ~aziym. <em>(Kalem-4)</em>&gt;&gt;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><strong><span style="color: #008080;">Gerçekten, SEN büyük bir yaratılış üzerindesin.</span></strong></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><strong><em>“0” Eliftir, her türlü sonsuzluğun <span style="text-decoration: underline;">başlama</span>, <span style="text-decoration: underline;">gerçekleşme</span>, <span style="text-decoration: underline;">bitme</span> NOKTA’sıdır. Her şey o NOKTA’da içkindir. “1” ise “B(e)”dir, diğer harflerle “Elif” arasındaki GEÇİŞ (</em></strong><strong><em>≈</em></strong><strong><em>Berzah)’tir. Okunup SES’e gelebilmesi için “Elif”’e muhtaçtır (B + E). Diğer -sanal- her şey de “1”e… </em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><strong><em>“Be”nin Sırrı,</em></strong><em> tüm varsayımsal değerlere <strong>kendilerinden bile yakın oluşu</strong>dur. “0” ve “1”’den uzak kalarak perdeli olan her sanal değerde –saklasalar/farkında olmasalar bile- “0” ve “1”in ispatı kokmaktadır.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">“1”in her bir <strong>sonsuz </strong><span style="color: #008080;">(~aziym)</span> sanal değerde, <strong><span style="text-decoration: underline;">kendini o birimin algılama sınırları içinde “birim olarak” deneyimlemesi</span></strong>, var kabulü Kendi Datasının, Holografik Levhadan -yukarıda ifâde etmeye çalıştığımız anlamda- bir <strong><span style="text-decoration: underline;">varsayımsallık anı</span></strong> içinde yansıyıp (“1”) bir an sonra <strong>Data olarak kalması</strong> {0} ve DEHR içinde kendisinin anılır olmadığı NOKTA’dan<span style="color: #008080;"> <em>(İnsân-1. âyet)</em></span> yeniden varsayımsal olarak yansıması sonucu Kozmik Realitedeki çok boyutlu GÖRÜNTÜ/RÜ’YET Can bulmaktadır. …-0-1-0-1-0-…’deki “1” varlığın ALGILAMA-ALGILANMA SEBEBİ’dir <span style="color: #008080;">(~alâ hulukin ~aziym)</span>.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><strong>&lt;&lt;</strong> Fe setubsirû ve yubsirûn <em>(Kalem-5)</em>&gt;&gt;<br />
<strong>SEN Basîr edeceksin, onlar da Basîr edecek.</strong></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">“1” in tüm diğer değerlerde saklı olması Varlığın Holografik <strong>(=Tümelin </strong><span style="color: #008080;">(setubsirû)</span><strong> Birimde </strong><span style="color: #008080;">(yubsirûn)</span><strong> saklı)</strong> oluşunu sağlamaktadır. Bu oluş, “1” olarak işaret ettiğimiz SEN boyutunda içkin ve “ONLAR” etiketleri altında <strong>SEN boyutunun kısıtlı algılayıcısı olduğu</strong> tüm sanal değerlerin, Sonsuzluk içinde, <strong><span style="text-decoration: underline;">nihayetinde,</span></strong> bir su dalgasının deniz üzerinde bir an var olup bir müddet sonra tekrar denize dönmesi durumunda olduğu gibi, <strong>kendilerinin aslında TEK’in kendi olduklarını</strong> gene <strong>SEN boyutunun kendi olarak TADIP </strong>(yubsirûn), <strong><span style="text-decoration: underline;">sanal bir sınırlama olan</span> <span style="text-decoration: underline;">“birimsellik”lerinin ölümünü seyredip</span></strong> Holografik Gerçekliğin Azâmetini, Muhteşemliğini <strong><span style="text-decoration: underline;">“birim” perdesine takılı kalmadan DENEYİMLEME</span></strong> durumunu ortaya çıkartmaktadır.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">&lt;&lt;Bi eyyi küm el meftûn <em>(Kalem-6)</em>&gt;&gt;<br />
<strong>Hanginizin sınanıyor olduğunu!</strong></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">SEN hitâbının muhâtabı, TEK olan; ama şu anda birimsellik sınırı ile NOKTA’daki NÜKTE’ye, Çokluk algısına dalarak Mecnûn olan <strong>“sen”</strong>, <strong><span style="text-decoration: underline;">BEYİN ismi ve görüntüsü altında işâret olunan</span></strong> çok boyutlu “1” varlığının ürettiği, anne-baba-akraba-çevre vs. kavramları ile gerçek kılınmış, 20. veya 21. yy olarak <strong>dekore edilmiş</strong> Hologram Dünya<strong>N</strong>da unuttuğun Gerçekliğine UYANMAK için sınanmaktasın/sınanıyor olacaksın.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">O yüzden Sevgi-değer <strong>“ben”</strong>!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">21. yy olarak gözüken algılar dünyanda açığa çıkartılan bilgileri iyi değerlendir, LUTÛF’en.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">Seni, Sana anlatıyorlar, LUTÛF’en.. Senin SANA kavuşabilmen için <span style="text-decoration: underline;">her yolu, her bilgiyi deniyor SENliğin!</span>.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><strong>Gördüğün her şey senin uzvun!..</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">Hologramda yaşadığını idrak et(eceksin), hisset(eceksin)! İdrâk ve hiss etmen için var bu âlem.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">NOKTA, NÜKTE olarak tenezzül etti, NÜKTE’de Seyir oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">Seyrin mübârek ola!..</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;">Hep<span style="color: #ff0000;"> Sevg</span><span style="color: #008000;">İlim</span> ile kal..</span></p>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 228px; width: 1px; height: 1px; overflow: hidden;"><span style="font-size: large; line-height: 1.5; font-family: Garamond;"><!--[if !mso]> <mce:style><!  v\:* {behavior:url(#default#VML);} o\:* {behavior:url(#default#VML);} w\:* {behavior:url(#default#VML);} .shape {behavior:url(#default#VML);} --> <!--[endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:TrackMoves /> <w:TrackFormatting /> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:PunctuationKerning /> <w:ValidateAgainstSchemas /> <w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid> <w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent> <w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText> <w:DoNotPromoteQF /> <w:LidThemeOther>TR</w:LidThemeOther> <w:LidThemeAsian>X-NONE</w:LidThemeAsian> <w:LidThemeComplexScript>X-NONE</w:LidThemeComplexScript> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:DontGrowAutofit /> <w:SplitPgBreakAndParaMark /> <w:DontVertAlignCellWithSp /> <w:DontBreakConstrainedForcedTables /> <w:DontVertAlignInTxbx /> <w:Word11KerningPairs /> <w:CachedColBalance /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> <m:mathPr> <m:mathFont m:val="Cambria Math" /> <m:brkBin m:val="before" /> <m:brkBinSub m:val="&#45;-" /> <m:smallFrac m:val="off" /> <m:dispDef /> <m:lMargin m:val="0" /> <m:rMargin m:val="0" /> <m:defJc m:val="centerGroup" /> <m:wrapIndent m:val="1440" /> <m:intLim m:val="subSup" /> <m:naryLim m:val="undOvr" /> </m:mathPr></w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <w:LatentStyles DefLockedState="false" DefUnhideWhenUsed="true"   DefSemiHidden="true" DefQFormat="false" DefPriority="99"   LatentStyleCount="267"> <w:LsdException Locked="false" Priority="0" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Normal" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="heading 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 7" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 8" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 9" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 7" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 8" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 9" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="35" QFormat="true" Name="caption" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="10" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Title" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="1" Name="Default Paragraph Font" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="11" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtitle" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="22" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Strong" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="20" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Emphasis" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="59" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Table Grid" /> <w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Placeholder Text" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="1" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="No Spacing" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Revision" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="34" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="List Paragraph" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="29" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Quote" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="30" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Quote" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="19" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Emphasis" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="21" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Emphasis" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="31" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Reference" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="32" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Reference" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="33" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Book Title" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="37" Name="Bibliography" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" QFormat="true" Name="TOC Heading" /> </w:LatentStyles> </xml><![endif]--><!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 415 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-520092929 1073786111 9 0 415 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman","serif"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	font-size:10.0pt; 	mso-ansi-font-size:10.0pt; 	mso-bidi-font-size:10.0pt;} @page WordSection1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.WordSection1 	{page:WordSection1;} --><!--[if gte mso 10]> <mce:style><!   /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} --> <!--[endif]--><strong><!--[if gte vml 1]><v:shapetype  id="_x0000_t75" coordsize="21600,21600" o:spt="75" o:preferrelative="t"  path="m@4@5l@4@11@9@11@9@5xe" filled="f" stroked="f"> <v:stroke joinstyle="miter" /> <v:formulas> <v:f eqn="if lineDrawn pixelLineWidth 0" /> <v:f eqn="sum @0 1 0" /> <v:f eqn="sum 0 0 @1" /> <v:f eqn="prod @2 1 2" /> <v:f eqn="prod @3 21600 pixelWidth" /> <v:f eqn="prod @3 21600 pixelHeight" /> <v:f eqn="sum @0 0 1" /> <v:f eqn="prod @6 1 2" /> <v:f eqn="prod @7 21600 pixelWidth" /> <v:f eqn="sum @8 21600 0" /> <v:f eqn="prod @7 21600 pixelHeight" /> <v:f eqn="sum @10 21600 0" /> </v:formulas> <v:path o:extrusionok="f" gradientshapeok="t" o:connecttype="rect" /> <o:lock v:ext="edit" aspectratio="t" /> </v:shapetype><v:shape id="_x0000_i1025" type="#_x0000_t75" style='width:60pt;  height:24pt'> <v:imagedata src="file:///C:\Users\Halim\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image001.png" mce_src="file:///C:\Users\Halim\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image001.png"   o:title="" /> </v:shape><![endif]--><!--[if !vml]--><img src="file:///C:/Users/Halim/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image002.jpg" alt="" width="80" height="32" /><!--[endif]--></strong></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuzlukkulesi.com/noktadaki-nukte/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Süleyman’ın Cinleri</title>
		<link>http://www.sonsuzlukkulesi.com/suleymanin-cinleri</link>
		<comments>http://www.sonsuzlukkulesi.com/suleymanin-cinleri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 23:35:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHHA</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mistisizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuzlukkulesi.com/?p=473</guid>
		<description><![CDATA[Sistemi OKU-mak olarak anlatılagelen olgu, Rasûl tarafından Şuûr boyutundaki idrakların/kavramların, toplumun konuştuğu dildeki en yakın, çağının en moda kelimeleri ile mecaza dönüştürülerek ortaya çıkan soyut verilerin; “sanal-benliğin” gayretleriyle kendisinde hissedilip tekrardan somutlaştırılması olayıdır. Sistem çözüldükçe, yâni kişi kendini bilmeye başladıkça, kendindeki yeni boyutların farkına varacak ve genetiğinin-etrafın oluşturmuş olduğu sanal benliğini öldürüp gerçek benliğine kabir <a href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/suleymanin-cinleri"><b>»»» Devamı</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><span style="color: #008080;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><img class="alignleft" src="http://www.sonsuzlukkulesi.com/wp-content/uploads/2010/levhimahfuz.jpg" alt="" width="90" height="73" />Sistemi OKU-mak</span></strong></span> olarak anlatılagelen olgu, Rasûl tarafından Şuûr boyutundaki idrakların/<strong><span style="text-decoration: underline;">kavramların,</span> </strong>toplumun konuştuğu dildeki en yakın, <strong><span style="text-decoration: underline;">çağının en moda</span></strong> kelimeleri ile mecaza dönüştürülerek ortaya çıkan <strong><span style="text-decoration: underline;">soyut verilerin</span></strong>; “sanal-benliğin” gayretleriyle kendisinde <span style="color: #008080;">hissedilip </span><span style="color: #008080;"><strong>tekrardan</strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">somutlaştırılması</span></strong> olayıdır.</span> Sistem çözüldükçe, yâni kişi <strong>kendini bilmeye</strong> başladıkça, <span style="text-decoration: underline;">kendindeki yeni boyutların farkına varacak</span> ve genetiğinin-etrafın oluşturmuş olduğu <span style="color: #000080;"><strong><span style="text-decoration: underline;">sanal benliğini öldürüp gerçek benliğine</span></strong> kabir âleminden diriliverecektir</span>.<span id="more-473"></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><span style="color: #ff0000;">Mushaf olarak <strong><span style="text-decoration: underline;">dünyaMızda gözüken</span></strong></span> kağıttan sayfalardaki işâretler/kelimeler/tavsiyeler, Âlemin kendi olan; ama henüz açığa çıkartamadığımız <strong>Derin-Kendimizi</strong>≈Kur’ân’ı OKUyabilmemiz içindir. <span style="color: #ff0000;">Rasûller, <strong><span style="text-decoration: underline;">geçmiş zaman(lar)da gelmiş olanlar değil</span></strong>, <span style="text-decoration: underline;">“sanal-ben” aracılığı</span> ile eksik olarak algılanan <strong>âlemindeki, <span style="text-decoration: underline;">algı düzeldikçe ortaya çıkan</span> Şuûr boyutları</strong>dır,</span> <span style="text-decoration: underline;">kaldırılabilir ve fark edilebilirse</span>!.. Mushaf âyeti bu konuda <span style="color: #000080;"><strong><em><span style="text-decoration: underline;">“size nefislerinizden gelen Rasûl”</span></em></strong></span> şeklinde tüyo vermektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><strong><span style="text-decoration: underline;">TEK</span></strong><span style="text-decoration: underline;">’liği hissetmek</span>, <span style="text-decoration: underline;">“Tanrı ve O’nun elçisi” -<strong>içselleştirilmiş</strong> bilinçaltı (≈ farkında olmadığımız)- inanışını silmek isteyen</span> Tâlip, <span style="color: #008080;">GEÇMİŞ-GELECEK KAVRAMInı bilincinden silmeye gayret etmeli</span> ve <strong><span style="text-decoration: underline;">Holografik Evren gerçekliğinin iyice belirginleştiği, <span style="color: #ff0000;">21. yy olarak gözüken bu boyutsal açılımda</span></span></strong> <span style="color: #008080;"><strong><span style="text-decoration: underline;">ÖTELEMEnin her türlü versiyonunu</span> </strong>artık<strong> </strong>bırakmalıdır.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><strong>“Mânâ tekrarı=Zikir”</strong> <span style="text-decoration: underline;">hissedişi kuvvetlendirir</span>, <span style="text-decoration: underline;">beyinde yeni devreler açar</span>. O yüzden bu satırları okuyan <em>-varsa eğer- </em>İÇ DÜNYA’lar, yoksa da <strong><span style="text-decoration: underline;">tek emin olduğum</span></strong> kendi İÇ DÜNYAM&#8217;a sesleniyorum!.. TEK’in kendinde <span style="text-decoration: underline;">sanal sınır oluşturup</span> <span style="text-decoration: underline;">mecâzî aracılığı</span> ile algılama yaptığı sanal “ben”, <strong>Hisset Lütfen!..</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">TEK’liği sanal benlikte tefekkür hatasına düşmemek için önce…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><strong>Bi-İsmi Allãh… </strong>Mutlak Varlık’ın mânâları ile oluşan, hareket edenim!&#8230;<strong> </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><strong>Lâ ilâhe illâ Allãh… </strong>Veritabanımın oluşturduğu <strong>Sanal Kimliğim</strong> yoktur, sadece Mutlak Varlık!&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><strong>Subhân Allah… </strong>Mutlak Varlık, varlık vererek hata ettiğim sanal kimliğimden beridir!&#8230;</span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><strong>“Geçmiş zaman hissi”</strong>, <strong><span style="text-decoration: underline;">İÇ DÜNYA sahibi TEK’in</span></strong> geçici olarak seyir gerçekleştirdiği sanal benliğin uykusundaki inancı, kabûlü, sanalıdır; dünyaSındaki mecâzıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000; font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">Kur’ãn ismi ile, dünyaNdaki Mushafta <strong><span style="text-decoration: underline;">TEK olan SANA</span></strong> işâret edilenler, <strong>“Evvelkilerin Masalları”</strong> değildir. <strong>Çünkü geçmiş yoktur!</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><span style="color: #ff0000;">Kur’ãn ismi ile, dünyaNdaki Mushafta işâret edilenler <strong><span style="text-decoration: underline;">1400 yıl önce inmemiştir</span></strong>,</span> Çünkü geçmiş yoktur! “<span style="color: #ff0000;">Âdem-Nûh-İbrâhim-~İsâ-Muhammed” ismi ile, dünyaNdaki Mushafta işâret edilenler <strong><span style="text-decoration: underline;">ötendeki geçmişlerde değildir.</span></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><span style="color: #000080;">TEK olan SEN <strong>(<em>sanal “sen” değil</em>)</strong>, 1900 küsür yıllarında, <strong><span style="text-decoration: underline;">bir zaman içinde</span></strong> doğmadın!</span> Zihnini açtığın sanal âlemi “zamanla” kodladılar <strong>Gökten Yere inmeye başladığında</strong> ve perdelediler seni “SEN”’den!.. <span style="color: #993366;">Hakîkatinin AN’daki seslenişi, <span style="text-decoration: underline;"><strong>“Muhammed” </strong>ismi ile işâret edileni </span>ve<strong> </strong>“<strong>Kur’ãn’ı” </strong>da<strong> 1400 yıl önce <span style="text-decoration: underline;">diye şartlandın.</span></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">Kendi evreninde, kendi zihninin içinde seyir hâlindesin, her an!..</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><strong>Başroldesin, her şey SEN’in için, SEN’a ulaşabilmen için işâret!..</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">Kur&#8217;ãn <strong>kıssaları</strong> <span style="text-decoration: underline;">SEN’in ve SEN&#8217;de dizilmiş</span> hâl dilinin sembolleştirilerek dünyaN’da anlatılması ve <span style="color: #008080;">SEN’liğine işâret vermesidir.</span> Fakat şu noktayı da kaçırma ki, <span style="color: #000080;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Kıssa derekesinde</span></strong> anlatılan olaylar bir <strong><span style="text-decoration: underline;">bütün olarak</span></strong></span> <span style="color: #000080;">semboliktir.</span> Yarısını sembolik, diğer yarısını da olduğu gibi alma.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Sual:</strong></span> <a href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/?p=293">Bir yazınızda</a> Hz Süleyman kıssasına değinmiştiniz. Fakat orada geleceğin ALLAH katında olduğunu, gelecekten haberdar olduğuna inanılan cinlerin bile Hz Süleyman’ın öldüğünü ancak bir kurdun asasını kemirerek, asası kırılınca anladığını ve gelecekle ilgili haberlerin cinlerin bilgisi dışında olduğunu ve bu bilgilerin ALLAH katında olduğuna dair bir konu var Kuranda. Aklımda olduğu kadarıyla yazmaya çalıştım. Yani bu anlatılan kıssada nasıl <strong>cinlerin bir topluluk değil</strong> de, <strong>insanın saklı alt kişilikleri</strong> olduğunu söyleyebiliyorsunuz?</em></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">Süleyman (?), O&#8217;nun <span style="text-decoration: underline;">ölümü</span> (?), (yere) yıkılışı (?), değnek (?), ağaç kurdu diye çevrilen <span style="text-decoration: underline;">Dabbet&#8217;ul Arz</span> (?), cinler, cinlerin <span style="text-decoration: underline;">gaybı (?) bilmemesi</span> (geleceği değil) mükemmel olarak tasvir edilmiş sembolik anlatımlardır. (?) olarak işâretlenen <span style="text-decoration: underline;">her kelimenin zihin/ruh/hâl dilinde bir karşılığı vardır.</span> <span style="color: #ff0000;">Aktarım sembolik olmak zorundadır, çünkü <strong><span style="text-decoration: underline;">Mânâ, maddeNin/dünyaNın diline tercüme edilmektedir.</span></strong></span> Bizlerin <span style="text-decoration: underline;">kimisinin hakkında en ufak bir fikrimizin dâhi olamayacağı</span> hâllerin (≈Mantıku’t Tayr), mânevî mertebelerin, içsel farkındalıkların, kısacası <span style="color: #008080;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Holografik İlim-tabanımızın</span></strong> ve Gündelik <strong><span style="text-decoration: underline;">Bilgi-tabanımızın işleyişinin</span></strong> <strong>geçmişin hikâyeleri</strong> olarak algılanması da <strong><span style="text-decoration: underline;">elbette normaldir</span></strong>.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">Gelelim <span style="text-decoration: underline;">ötendeki bir geçmişte olmayan</span> Süleyman’dan <span style="text-decoration: underline;">anlayabildiklerimize</span>…</span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><em>“<strong>Süleyman</strong>’ın üzerine <strong>ölüm</strong>ü kaza ettiğimizde, ölüm üzere olduğunu onlara <strong>sezdiren</strong> olmadı, <strong>asa</strong>sını <strong>yiyen</strong> <strong>Arz debeleneni</strong>nden başka… <strong>Yıkılınca</strong>, cinlere apaçık oldu. Eğer gaybı biliyor olsalardı, <strong>azap içinde kalmazlardı.</strong> (âyet)”</em></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><span style="color: #000080;"><strong>Süleyman</strong></span> <em>(Silm-men/Selâmet Adamı)</em> kelimesi ile işâret edilen, <strong><em>“Lâ ilâhe”</em></strong> mânâsını defalarca hissederek <strong>içselleştirmen</strong>, doğuştan ve etraftan getirdiğin <span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">sahte-sanal kişiliğinden arınıp</span></strong></span>, <span style="color: #008080;"><span style="text-decoration: underline;">Varlıktaki Birliği <em>(Tevhid)</em></span><span style="text-decoration: underline;"> yaşam gerçeğine dönüştürerek</span></span> kendinde açığa çıkardığın sâbitlenmiş <strong>Huzûr, erdiğin Selâmet </strong>sonucu oluşan<strong> <span style="color: #ff0000;">Gönül boyutu</span></strong>dur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">Cinlerin Süleyman ile birlikte anlatılması <strong><span style="text-decoration: underline;">cinlerin, yâni bilinçaltı veritabanının</span></strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">kontrolünün</span></strong> bu Şuûr (İçsel Farkındalık) boyutunda açığa çıkması nedeniyledir. Âdem, Nûh gibi Süleyman öncesi iRSâL’lerde bu <span style="text-decoration: underline;">kontrol gerçekleşmeyecektir</span>.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><span style="color: #000080;">Süleyman’ın “Ölmesi”</span> ise Varlıktaki Birliğe şahit olan <strong>“arınmış bende”,</strong> şahit olan “ben”in, <strong><span style="text-decoration: underline;">Yoğun Zikir≈Mânâ Tekrarı/Tefekkür Gücü</span></strong> ile <span style="color: #2e9334;">Mutlak Varlık’tan ayrı <span style="text-decoration: underline;">birimsellik/bağımsızlık hissinin</span> kalkması, <strong><span style="text-decoration: underline;">zaman ve mekânsız</span></strong> <strong>Holografik Tümelliğin</strong> <em>(Vahdet)</em> “bensiz”, <strong>“BEN”</strong> ile yaşanmasıdır.</span> Bu da <span style="color: #ff0000;"><strong>Tefekkür Gücü</strong>’nün, <strong>İdrâk</strong>’ın <span style="text-decoration: underline;">yeniden programladığı sinir ağlarının</span> Zihinde açığa çıkardığı <strong>İlim</strong>’in, <strong>Basîret</strong>’in 5 duyu girdisinin oluşturduğu <strong>“ben bedenim”</strong> hissini, gündelik algılayışını <strong><span style="text-decoration: underline;">bastırmasıyla</span></strong> oluşabilir </span>ancak.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;"><img class="aligncenter" src="http://www.sonsuzlukkulesi.com/wp-content/uploads/2010/neo.jpg" alt="" width="395" height="175" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">Süleyman,<strong> “BEN’in sınırsızlığını”</strong> <span style="text-decoration: underline;">bilinçaltının güdümündeki</span> gündelik bilincin hâkim olduğu, madde bedenin hissedildiği “sanal ben” ile yaşayamaz. <span style="color: #008080;">BEN’in sınırsızlığının “bensiz” yaşandığı AN’ın derinliğinde de bilinçaltının değer yargılarına yer yoktur</span> <span style="color: #000080;"><em>(ölümünü <strong>onlara</strong> <strong>sezdiren</strong> olmadı)</em>.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">Gündelik bilince yer olmasa da, AN’da <strong><span style="text-decoration: underline;">KENDİLİĞİNDEN</span></strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">akan</span></strong> <strong>“illâ Hû”</strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">Mânâ</span></strong> tekrarının gerçekleştiği mahâl hücresel bedeni ile yeryüzüne dayanmaktadır da <span style="color: #000080;">(<em>Ãsâ’sı</em>)</span>. <strong><span style="text-decoration: underline;">İNSAN</span></strong> <strong><em>nâr-toprak-nûr</em></strong> veya yenilenmiş tâbirle <strong><span style="text-decoration: underline;">Dalga-Hücre-İlim</span></strong> bedenleri ile vardır. <span style="color: #008080;"><em><span style="text-decoration: underline;">Bilinçaltı</span></em><span style="text-decoration: underline;"> ve güttüğü <em>Gündelik Bilinç</em></span>/<strong><em><span style="text-decoration: underline;">cinler</span></em></strong><span style="text-decoration: underline;"> ve hükmü altındaki <strong><em>ins</em></strong></span> denilen Fâni dalga bedeni</span>; bu <span style="color: #000080;">dalga bedenin madde dünyasında temsillenmesinden ibâret Fâni<strong> hücresel beden</strong></span> ve <span style="color: #ff0000;">bu ikisinden Şuûrunda arındıkça, <span style="text-decoration: underline;">RUH üflendikçe</span> ortaya çıkan Bâki Âhiret (Sonra gelen)/<strong>İlim bedeni</strong>.</span> <span style="color: #008080;">İlim/Holografik Bedene sahip İNSAN’ın dünya ile etkileşimini/bağını sağlayan <span style="text-decoration: underline;">Hücresel Bedeni, 5 duyusu</span></span> <span style="color: #000080;"><strong><em>Süleyman’ın Ãsâ’sı</em></strong></span>dır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">TEK’e yoğunlaşan Zihne <span style="text-decoration: underline;">5 duyudan gelen veriler azalacağından</span> madde bedende belirli sonuçları olacaktır. Çünkü <strong>madde beden ve zaman boyutu, 5 duyu adı altındaki aracılarla giren milyonlarca veri ile algılanır olmaktadır.</strong> Zihne <span style="color: #000080;"><em>(<strong>Arz’a</strong>)</em></span> gelen bu verileri<strong> </strong><span style="text-decoration: underline;">Zikir ile <strong>Bilinçli bir şekilde</strong></span> <em>-Bilinçsiz kesilmesi uyku, ölüm, koma gibi durumları doğurur-</em><strong> <span style="text-decoration: underline;">kesen</span></strong><span style="text-decoration: underline;"> <strong>İnsan</strong></span><strong> </strong><span style="color: #000080;">(<strong><em>Arz debeleneni</em></strong>)</span><strong> <span style="text-decoration: underline;">bedensizliği ve zamansızlığı yaşar</span></strong> <span style="color: #000080;"><strong>(…<em>Ãsâ’sını yiyen…</em>)</strong>.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">Bu verilerin kesilmesiyle Zihinde <span style="color: #008080;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Holografik</span></strong> Şuûr boyutu</span> açılır. Bu Şuûr boyutundaki <strong>hâle</strong> gündelik bilinçlerin <strong><span style="text-decoration: underline;">vâkıf olması</span></strong> mümkün değildir <span style="color: #000080;">(</span><em><span style="color: #000080;">ölüm üzere olduğunu <strong>sezdiren</strong> olmadı)</span>; </em>ama <strong>sanal benlikte ölüp</strong> <span style="color: #008080;">TEK olarak dirilmekte olan</span>ın <strong><span style="text-decoration: underline;">madde bedensizliği yaşaması bilinçaltına yansıyacaktır</span></strong> <span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;">(</span><strong><em>Ãsâ’sını yiyen</em></strong><em> Arz debeleneni cinlere ölümünü <span style="text-decoration: underline;">sezdirdi</span>)</em></span>.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">Bu hâlin <span style="text-decoration: underline;">gündelik bilinci Süleyman düzeyinde olanda</span> sona erip <span style="text-decoration: underline;">madde beden hissedilmeye</span> ve <span style="text-decoration: underline;">dünya algılanmaya başlandı</span> mı <span style="color: #000080;"><em>(</em><em>…</em><strong><em>Yıkılınca</em></strong></span><em><span style="color: #000080;">)</span>,</em> kişinin <span style="text-decoration: underline;">bilinçaltı <strong>“ben bağımsız bir birim değilim”</strong> anlamında yeniden programlanmış, ontolojik olarak yükselmiş, arınmış <span style="color: #000080;">(</span></span><span style="color: #000080;"><em>cinlere </em><em>alçaltıcı <strong>azap</strong></em><span style="text-decoration: underline;">)</span></span>; <strong>gündelik bilinci </strong><strong>de</strong><strong> <span style="text-decoration: underline;">“birimselliğin verdiği ağırlık” açısından</span> rahatlamış</strong> olur <span style="color: #000080;">(<em>cinlere <strong>apaçık oldu</strong></em><em>)</em></span>. Bilinçaltındaki <strong>“ben sınırlı bir bedenim”</strong> kalıbı, Süleyman Gönlünün <strong>Gayb</strong>ındaki İlmin o zihinde açığa çıkmamış olması sonucu, onu <span style="text-decoration: underline;">sınırsızlığını yaşama yönünde</span> şekillendirmemiş olması nedeniyledir <span style="color: #000080;">(<em>Eğer Gaybı İlim ediyor olsalardı</em>)</span>. Bu İlmin bilinçaltını etkilemesiyle <span style="color: #000080;">(<em>cinlere <strong>apaçık oldu</strong></em></span><em><span style="color: #000080;">)</span> </em>de<em> </em>eski yargılar <strong><span style="text-decoration: underline;">gerileyecektir</span> </strong><span style="color: #000080;">(<em><span style="text-decoration: underline;">alçaltıcı</span> <strong>azap)</strong></em></span>. Eski değerlerin yenileriyle değiştirilmesi eski bilinçaltı-kişilik için <span style="text-decoration: underline;">azap niteliğindedir</span>.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">Evet, <em><strong>Her ne Ararsan Kendinde Ara</strong></em> anahtarı sayesinde açabildiğimiz kadarıyla anlatabilmeye çalıştık <em>(Bi-İznihi). </em><strong>Hakîkati Tek olan Varlıktadır. </strong>Hissettirdiyse ne mutlu!..<em><br />
</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height:1.5;">Sevgİlim ile kalın..</span></p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuzlukkulesi.com/suleymanin-cinleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gizil Arayış</title>
		<link>http://www.sonsuzlukkulesi.com/gizil-arayis</link>
		<comments>http://www.sonsuzlukkulesi.com/gizil-arayis#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 21:44:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHHA</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Mistisizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuzlukkulesi.com/?p=419</guid>
		<description><![CDATA[Topraktan olma cansız insan, Sistem tarafından sanal bir koordinata yüklenen veritabanıyla oluşturulmuş mecâzî bir ”ben” yazılımı ile hayat yolculuğuna başlayarak ezelî döngüye dâhil edilir. Ama o insan, “Belâ” diyerek zamansızlık boyutunda an be an şahitlik etmekte olan öz kimliğinden, her an yağan Yalın Gerçekliğinden, kendine “kimlik” perdesi bürüdükleri, “ben” dedirttikleri için uzak kalır. “ben” sanal <a href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/gizil-arayis"><b>»»» Devamı</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond;"><img class="alignleft" src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:10M39ojylez8qM:http://images.habervitrini.com/haber_resim/buzdagi11.jpg" alt="" width="83" height="102" align="left" /><span style="font-size: large; line-height: 1.5;">Topraktan olma <strong>cansız</strong> insan, Sistem tarafından <strong>sanal bir koordinata</strong> yüklenen veritabanıyla oluşturulmuş <span style="color: #000080;">mecâzî bir ”ben” yazılımı</span> ile hayat yolculuğuna başlayarak ezelî döngüye dâhil edilir. Ama o insan, <strong>“Belâ”</strong> diyerek <span style="color: #008080;"><strong>zamansızlık boyutu</strong>nda <strong><span style="text-decoration: underline;">an be an</span></strong> şahitlik etmekte olan <strong>öz kimliğinden</strong></span>, her an yağan Yalın Gerçekliğinden, kendine <span style="color: #000080;"><strong>“kimlik” perdesi</strong> bürüdükleri, <strong>“ben”</strong> dedirttikleri için</span> uzak kalır. “ben” sanal programı <strong>ağaç</strong>tan tadıp, <span style="color: #008080;"><span style="text-decoration: underline;">zamana bağlı</span></span> <span style="color: #008080;">bilinçaltı-önkabulleri</span> ile yaşadığı için Varlığı farklı algılamaktadır. Hikmet yitik, aslî Vatan ise unutturulmuştur ona, <strong>KENDİ-liğinden </strong>işleyen Hayy içinde!..<span id="more-419"></span><em> </em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Tek olan Varlık ülkesi, Huvel-Bâkî</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><strong><em>Göz kırpma</em></strong><em> süresince Semâ’dan tecellî</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Anlık, fânî bir sınırlama o, Zihin Şehri,</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Âlemlere gebe; lâkin <strong>Sırrına</strong> nesî</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;">Veritabanı doğrultusunda üst/derin boyutlarının varlığından habersiz, <span style="color: #000080;">bilincini Varlığa<strong> “ölü”</strong> olarak açan</span> hücresel beden/dalga yapılı zihin, <span style="text-decoration: underline;">incelmiş de olsa</span> mestur kordonu ile <strong>Ruh Ana</strong>ya bağlı olduğundan, çiseleyen ilahi esintilerin -“ben”inin bile farkında olamadığı- özlemini, <span style="color: #ff0000;">sembolik yaşamındaki</span> <span style="color: #ff0000;"><strong>sonu gelmez tatmin arayışı</strong></span> ile doldurmaya çalışır. <span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;">Örtülü kalmış</span> <strong>Birlik, Teklik sevdası</strong></span> <span style="color: #ff0000;">adına <span style="text-decoration: underline;">yanlış boyutta aranan</span></span> “ben” merkezli <strong>bencil</strong> yaşam tarzının zihne verdiği <strong>geçici</strong> mutluluk seansları, bedensel, duygusal, entelektüel hazlar ile yatay boyutta sabitlenen; ama <span style="text-decoration: underline;">dikeye yükselme potansiyelindeki</span> <span style="color: #008080;"><strong>Gizil </strong>(Potansiyel)<strong> İnsan</strong></span>, ön-beyin nöronlarının koşuşturmacası içerisinde yorulur ve mezara gömülür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Gizil olarak taşınır sende, “E L” Âlemîn takısı</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>“Özde” derler ya, “O”!<strong> EL-İNSÂN </strong>boyutun</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Çıkar pabuçlarını! Ateşin ardında<strong> Evvel</strong>’in çağrısı,</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Koyma artık bilincine, seni yakacak odun</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><span style="color: #008080;"><strong>Mezardaki sıkışıklık</strong> </span>-hayvan türlerinin aksine- <strong>Arş’a gebe</strong> olmasına rağmen, “ben”in, vaktini bu muhteşem sarayın bodrum katında geçiriyor oluşunun yarattığı <strong>içgüdüsel ikilemden</strong> kaynaklanmaktadır. “ben” bunun farkında olmadığından, <strong><span style="color: #000080;">Ruhsal doyumsuzluğunu</span> </strong>gerek sosyalleşme <strong><span style="text-decoration: underline;">çabası</span></strong> içerisine girdiği ideolojik, sportif, dinî, mistik, politik kulüpler, örgütler, dernekler, cemaatlere olan <span style="text-decoration: underline;">fanatizmi</span> <em>(âitlik hissinin doyurulması)</em> ile, gerekse de <img class="alignleft size-full wp-image-6195" src="http://www.biltek.tubitak.gov.tr/gelisim/psikoloji/images/kaygi.jpg" alt="" width="164" height="120" align="left" />duygusal/bedensel <strong>haz merkezlerinin tatmini</strong> ile <em>(aşırı yeme, içme, tüketim hırsı, şehvet, alışveriş, sahiplenme vs.)</em> gidermeye çalışır. Basın-yayın aracılığıyla da alt kişiliklerimizin düzenli/sürekli olarak tahrik edilmesi, tekno-metal-arabesk müziklerle bilinçlerimizin <strong>gerilmesi</strong>, isyana teşvik edilmesi ve böylece benliklerimizin karanlık alt mahzenlerine doğru sürüklenmeye zorlanması da dibe inişin cabasıdır. <span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Sınırlı ve geçici oldukları için</span></strong> <strong>dozajları arttırılsa</strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">da</span></strong> <span style="text-decoration: underline;">bir şeyleri hep eksik bırakan</span></span> bu uyuşturucuların/ uyutucuların, egonun “kendi”sini aştıramaması, en alt boyutta döndürüp durdurmasından kaynaklanan <strong>ruhsal boşluğun</strong> doldurulamaması, genetiğinden/ çevresinden getirdiği <strong>içgüdü ve dürtülerin</strong> de tetiklenmesiyle kişinin yaşamında <em>öfke, gurur, kibir, hırs, kıskançlık, nefret, cimrilik, kaygı </em>gibi duyguların ortaya çıkmasına neden olur ve sonuçta bilinçte <span style="color: #ff0000;"><strong>“ben madde bedenim”</strong> inancı desteklenir</span>. <span style="text-decoration: underline;">Bilinçaltı kişiliklerinin etkisi altında</span>, kendinin, insanların ve eşyanın hakikatini göremeyip <span style="color: #008080;"><strong>Andaki ihtişâm</strong>ı yaşamaktan tard edilerek</span>, varlığın hakikatinden bir kat daha perdelenir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>El-Bâkî’nin güzel, <strong>gizil sevdasına</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Bekâ için yer, içer, “bir”leşir herkes </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Yanar durur, “BİR”liğin <strong>silik</strong> anısına</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Kesretten göğsü daralan serkeş!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;">Sadece <strong>“kendisine fayda veren”</strong> bencil, ben merkezli arayışlar ile <strong><span style="text-decoration: underline;">pasif alıcı konumunda</span>;</strong> yaşamını çoğunlukla <em>mal-mülk, itibar, şan-şöhret, güç-iktidar, cinsel doyum</em> elde edebilmek için idâme ettiren insan, <span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;">hâl diliyle</span> <span style="text-decoration: underline;">üst katlara inanmadığını ifâde ettiği için</span></span> <span style="color: #000080;"><strong>aynı ortamda sabitlenmenin</strong></span> can sıkıntısını çekecektir. İronik olan, bu yaşam tarzını <span style="text-decoration: underline;"> <img class="alignleft size-full wp-image-6195" src="http://www.biltek.tubitak.gov.tr/gelisim/psikoloji/images/kisilik.jpg" alt="" width="156" height="104" align="left" />içgüdüsel olarak</span> tercih eden kimi bireylerin, bir yandan <strong>Kutsal Bilgi</strong>nin açığa çıktığı Şuûrların, <span style="color: #ff0000;"> <strong>egodan geçirtip</strong> <span style="text-decoration: underline;"> sistematik bir şekilde</span> <strong>Bilinçdışı Okyanusu</strong>yla temas ettirmek, bilinci Bilinçdışı alanlar ile bütünleştirecek şekilde genişletmek için tavsiye ettiği çalışmaları</span> yadsırken, diğer yandan da <span style="text-decoration: underline;"><strong>latif duygular</strong>ın peşinde koşup durmasıdır</span>. <span style="color: #000080;"><strong>Dervişliğin gizil kalması</strong> ışıltılı boyutların bilinmemesinden kaynaklanan <strong>belirsizliğin</strong> </span>(≈inançsızlık) verdiği boşluk/ korku/ kaygı nedeniyledir. Bu inançsızlık insanın alışkanlıklarını, huylarını değiştirmekte veya terk etmekte zorlanmasına neden olmaktadır. Kötülüğü emreden bilinçaltı bu belirsizliğe adım atmak yerine, <span style="color: #008080;">kendisi için <strong><span style="text-decoration: underline;">daha somut</span></strong> olan tatmin araçlarını kullanmaya</span>, yetmediği durumlarda da sarhoşluğa, uyuşturucu kullanımına vs. yönelerek egonun <strong><span style="text-decoration: underline;">içten içe</span></strong> bıktırtan sonuçlarını bir anlık da olsa def edip <span style="text-decoration: underline;">İçsel Okyanusa temas etmeye</span> çalışmakta; ama <span style="text-decoration: underline;">teğet geçmekte</span>dir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>“Ben”liğinin derdinden bu üzüm sekri,</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><strong><em>Üst katları</em></strong><em> aramanın gizli dillenişi</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Tatmak için lazım <strong>“Yalnız Sen”</strong> zikri</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Fark et, kendindeki o <strong>Saklı Dervişi</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><strong>Göklerin Krallığı</strong>na yanlış yerde ve yanlış bir şekilde üzüm sekri veya mezkûr uyuşturucu anestezileri ile <strong><span style="text-decoration: underline;">takılı kaldığı</span></strong> <span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;">bodrum katını süsleyerek</span> ulaşabileceğini zanneden</span> yatay boyutun içi-sıkışık depresif sâkin<img class="alignleft size-full wp-image-6195" src="http://www.biltek.tubitak.gov.tr/gelisim/psikoloji/images/genlerekulakver.jpg" alt="" width="173" height="118" align="left" />inin, tatmin edemediği istek ve arzularının dermanı <span style="color: #008080;"><strong>Farkındalık Gelişiminde</strong></span>dir. <span style="color: #000080;">Gelişimin olmadığı, aynı bilinç s</span><span style="color: #000080;">eviyesinde (tasavvufî tâbirle doğuştan getirilen <strong>aynı</strong> ilâhi manalarda) takılı kalmak, donmak <strong>“Ölüm”</strong> demektir. </span>Kişinin kendisine isâbet eden tüm musîbetler aslında kendisini aşması için yapılmakta olan <strong>birer çağrı</strong>, uykudan özüne uyandırmaya, diriltmeye çalışan okunası <strong>sinyaller</strong>dir. Ezânı işitip çağrıya kulak verir, bilinç düzeyinde de talep eden olursa, kendindeki <strong>Gizil Arayış</strong> âşikâre olur. Kendisine <span style="color: #008080;"><em>“mecazdan Hakîkat’e git”</em></span> denilir. Çünkü <span style="color: #ff0000;">“<strong>ben”</strong>in<strong> </strong><span style="text-decoration: underline;">sembolik yaşamından</span> <strong><span style="text-decoration: underline;">“BEN” gerçeğine</span></strong>dir yolculuk, <strong>Tâlip</strong>’te!..</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;">Vahşî tabîata sahip insan <span style="color: #000080;">toplumsal değerleri nedeniyle</span> <span style="text-decoration: underline;">her zaman dışarı yansıtamadığı</span> dürtülerini içine yönelttiğinden -doğal olarak- zihninde “kötü” olarak “etiketleneni” barındırır. Tâlip, içindeki bu dürtülere dışarıdan bakabilerek özeleştiri yapabilmeli ve <span style="color: #008080;">oluşturacağı <strong>yeni değer yargıları</strong> ile dürtüsel bilincinin ötesinde <strong>Farkındalıklı bir kimlik</strong> oluşturmalıdır</span>. Özeleştiri yapamayan, vicdânı devreye sokmayan insan diğer boyutlara açılan kapıyı baştan kapatmış olur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Derinliksiz,</span></strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">tek açıyla bakılan</span></strong> ve buna <strong><span style="text-decoration: underline;">takılı kalınan</span></strong> dışa dönük yaşamdan</span> içe yönelen insan, <strong><span style="text-decoration: underline;">ego-yansıtmalı baktığı</span></strong> (için kendi nasılsa, her tarafını kendisindeki gibi gördüğü) varlıkların Gerçeğini, <span style="color: #000080;">kendindeki <strong>ilâhi mânâları güncellediği</strong>nden, kendinde açılmaya başlayan <strong>zengin bakış açısıyla</strong> müşâhede eder</span>. <span style="color: #008080;"><span style="text-decoration: underline;">Pasif alıcı konumundan aktif vericiliğe <em>(infâk)</em> geçen,</span> başkalarını kendinden daha çok düşünen insanın bilinçaltındaki kördüğümler çözülmeye, patlamaya başlar.</span> Sekîne artar, “Mi’râc”’a adım atılır.<span style="color: #ffffff;">.</span></span></p>
<blockquote style="text-align: justify;"><p><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;">*/ <span style="color: #ff0000;">Mi’râc’ın <span style="text-decoration: underline;">arabası</span> <strong>Salât’</strong>tan ve <strong>Tefekkür</strong> <span style="text-decoration: underline;">benzini</span>nden</span> bahsetme gereği duymuyoruz. Arabasız ve de benzinsiz, olduğumuz yerde sabitlenmemiz, <span style="text-decoration: underline;">iyiliklerimizin savrulmasına neden olur!</span> <em>(Daha sonra ayrıntılanacaktır)</em> /*</span></p></blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><img class="alignleft size-full wp-image-6195" src="http://w3.gazi.edu.tr/web/hnuhoglu/Damla.jpg" alt="" width="133" height="100" align="left" />“ben”in <span style="text-decoration: underline;">bilgi yönlü</span> farkındalığı ile yapacağı en büyük eleştiri, <strong><span style="color: #008080;">kendisinin “bağımsız” bir varlık olarak <span style="text-decoration: underline;">hiçbir zaman var olmadığı</span> gerçeğidir.</span> </strong><span style="color: #ff0000;">“BEN”, “ben”de, “ben”in mecaz olduğunu fark edecek, “benlik” örtüsünü kaldıracaktır. “ben” değil; BEN bulacaktır <strong>“sadece BEN vardır”</strong> diye <strong><span style="text-decoration: underline;">işâret edilen</span></strong> ÖZ’ü, KENDİni </span><span style="color: #000080;">(yoksa <strong>“ben” yoktur ki, <span style="text-decoration: underline;">“ben”in özü olsun!..)</span></strong>.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;">.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Ey<strong> Sîn! S</strong>emâ’dakine yankılanan nakarat</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><strong><em>Kaçınılmaz boyut, Muhteşem Saray,</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Derine özlemdendi bunca müskirât</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;"><em>Çıktı artık Gönül! Belirdi Gökte Dolunay</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;">Zihin, bağımsız bir varlığının olmadığını sezdiğinde, aldığı ilhamlardan, gönlünde bulduğu manevî zevkten ötürü <strong><span style="text-decoration: underline;">gurura kapılmamalı</span></strong>, <span style="color: #ff0000;">kendine gelen iyilikleri BEN’den; aldanışları ise <span style="text-decoration: underline;">“kimliğini” var sanışından</span> bilmelidir <em>(Şükür)</em>.</span> <span style="color: #808000;">Mecâzi yaşamın hayalî avuntularını terk etmek</span> <span style="color: #808000;"><span style="text-decoration: underline;">göreceli olarak</span> kolay iken, <strong><span style="text-decoration: underline;">Gerçeğin hissedilişinin</span></strong> pusuda bekleyen şeytana vereceği -“Kibriya” diye yutturulabilecek- “kibrini” terk etmek ise zor olacaktır.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;">O yüzden <strong><span style="text-decoration: underline;">zorlu nefs</span></strong>! Gel, <strong><span style="color: #ff0000;">Bilmekten, Hissetmekten, Algılamaktan Varlığın Mâlikine sığın!..</span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; font-size: large; line-height: 1.5;">Bil ki, <span style="color: #000080;">mâneviyatla tatmin de, <span style="text-decoration: underline;">sonu gelmeyen Gizil Arayışın</span> sahnedeki <strong>perde</strong>lerinden birisidir.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuzlukkulesi.com/gizil-arayis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bazı Gerçekler Niçin Saklanır?</title>
		<link>http://www.sonsuzlukkulesi.com/bazi-gercekler-nicin-saklanir</link>
		<comments>http://www.sonsuzlukkulesi.com/bazi-gercekler-nicin-saklanir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 10:29:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHHA</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Mistisizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuzlukkulesi.com/?p=339</guid>
		<description><![CDATA[İnsan beyni milyonlarca yıllık bir sürecin, tarihin saklandığı Holografik bir Levhadır (Levh-i Mahfûz). Öyle ki, yeryüzünün bizlere dayattığı tüm o koşulların ve yaşattığı mücadelelerin, bizlerde ortaya çıkarttığı savunma stratejilerinin, davranış kalıplarının hepsinin özetini, benliğimizin karanlık kuytularında içselleştirmiş ve çoğu zaman farkında olamayacağımız bir şekilde yaşamaktayız. İlkel dürtüler veya içgüdü olarak çalışan bu mekanizmalar bizlere avantaj <a href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/bazi-gercekler-nicin-saklanir"><b>»»» Devamı</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5;"><img class="alignleft" src="http://www.biltek.tubitak.gov.tr/gelisim/psikoloji/images/beyin.gif" alt="" width="108" height="91" /><span style="font-size: large;">İnsan beyni milyonlarca yıllık bir sürecin, tarihin saklandığı <strong>Holografik </strong>bir<strong> Levha</strong>dır <em>(Levh-i Mahfûz)</em>. Öyle ki, yeryüzünün bizlere dayattığı tüm o koşulların ve yaşattığı mücadelelerin, bizlerde ortaya çıkarttığı savunma stratejilerinin, davranış kalıplarının hepsinin <strong>özetini,</strong> benliğimizin karanlık kuytularında içselleştirmiş ve çoğu zaman farkında olamayacağımız bir şekilde yaşamaktayız. <strong>İlkel dürtüler veya içgüdü</strong> olarak çalışan bu mekanizmalar bizlere avantaj sağlayabilmeleri için evrimleşmiştir.<span id="more-339"></span> Örneğin, <strong>ilkel/ilksel/sürüngen beyin</strong> de adını verdiğimiz beyin bölgesindeki <strong>“amigdala”</strong> adlı sinir düğümü sert ve çetin doğa mücadelelerine karşı canlı bünyesinde tehlike anlarında <strong><span style="text-decoration: underline;">kaç/saldır tepkilerini</span></strong><span style="text-decoration: underline;"> oluşturmak ve</span> <span style="text-decoration: underline;">bunları kaydedebilmek</span> için gelişmiştir.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">İnsan beyni bir yandan <strong>ego duvarı</strong> inceldiğinde kendisinde <strong>ışıltılı ve derin bir huzur denizini</strong> çıkartacak potansiyele sahip iken diğer yandan da <span style="text-decoration: underline;">birkaç miligramlık</span> hormonal değişim veya çok küçük bir dışsal uyaran ile dünyaya bakış açısı tamamen farklılaşacak kadar da değişkendir, zayıftır. <span style="text-decoration: underline;">Rahatlık alanımızdan çıktığımızda veya bu alanımıza dokunulduğunda </span>amigdala bölgemiz de hemen uyarılarak <span style="text-decoration: underline;">korkularımız harekete geçecektir</span>. Amigdalanın <span style="text-decoration: underline;">beynimizin en derin bölümünde yerleşmiş olması</span>, en ilkelinden en kompleksine kadar tüm omurgalılarda bulunması, bu bölgenin daha <strong>hayatî fonksiyonları</strong> icrâ ettiğinin göstergesidir. Dolayısıyla korkularımız tetiklendiğinde veya tehlike hissettiğimizde çok daha sonraları evrimleşen, aklı işleten gelişmiş beyin bölgesi nin <em>(neo-korteks)</em> örtülmesi, pasifize olması bu nedenledir. Limbik sistemle birlikte <span style="text-decoration: underline;"><strong>duygusallıkta takılı kalmamızın</strong></span> nedenlerinden birisidir, Amigdala.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">İnsanoğlunun hayvanîlikten ayrılıp bilgisini artırmaya başladığı günden beri birbiriyle mücadele etmeye, hatta savaşmaya devam etmesinin nedenlerine <strong>“Bilgi Farklılığı”</strong> da eklenmiştir. Rahatsız olmasını veya savaşmasını engelleyebilecek, <strong>“entelektüel bilgiyi işleyen”</strong> <span style="text-decoration: underline;">gelişmiş ön beynine rağmen</span> <strong>toplumsal amigdala</strong> baskın çıkmakta ve farklı kişiler, gruplar, toplumlar <strong>farklı inanç bilgisine</strong> sahip oldukları ve paylaştıkları için ilkel güdülerinin doğrultusunda kaderi çizilen insanlar bu durumu rahatlık alanlarına müdâhale olarak algılamakta ve rahatsız olmaktadır. Çünkü <strong>orjinal bilgi</strong>, elde edilmesi <strong><span style="text-decoration: underline;">rahat olan</span> taklit bilginin</strong> bölgesini taciz etmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Toplumsal Amigdalanın vereceği tepkiyi bilen, kaderini dürtüleriyle değil de, ön beyinleriyle egolarını kontrol ederek çizen <strong>Hissiyat sahipleri </strong>de toplumların ezberlerine ya hiç dokunmamış veya yumuşak dokunuşlar yapmış, aydınlanmanın/gerçeğin bilgisini binlerce yıldır <span style="text-decoration: underline;">gizli mekânlarda hak edenlere</span> (içgüdülerine karşı mücâhede eden Sabır sahiplerine) ve <span style="text-decoration: underline;">döneminin mecazlarıyla da halka vermiştir</span>.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">*/ Bu mecazlar halkın inandığı hikâyeleri, batıl inançları da içerebilmektedir. /*</span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">En ufak bir <strong>karşıt-uyaranda</strong> dünyası değişen egoya kaldıramayacağı yükü Sistem yüklemez. Kişi hazır olduğunda/<strong>yandıktan</strong> sonra ise otomatik olarak yüklenmeye başlar. Bir civcivin içerisinde bulunduğu, korunduğu, beslendiği yumurtanın kabuğunu, o civcivin kendisi, kendi çabasıyla kırıp dış dünyaya çıkmadan önce, dışarıdan müdâhale ile kırarsanız, o civciv hazırlıksız yakalandığı yeni (!) yaşama adapte olamadığı için bu ortamın şartlarını kaldıramaz ve kısa sürede ölür. <strong>Yâni yeni ortamı kaldırAmaz!…</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Varlık âlemindeki <strong>Rahmãn</strong> <em>(Kimliksiz “O”nun Bilinemezliğini)</em> ve <strong>Rahîmi</strong> <em>(Kimliksiz “O”nun Bilinebilirliği)</em> <em>“esirgeyen, acıyan, bağışlayan, şefkatli (!)”</em> gibi insanî duygularla yorumlayan; öldürdüğümüz hayvanları afiyetle ve büyük bir keyifle yerken üzülmeyip de, ölen-öldürülen-öldüren bizlere de, <strong>Sistem’de duygusallığın geçerli olmadığını</strong> bilmeden <strong><span style="text-decoration: underline;">farkındalıksız/otomatik/tepkisel olarak</span></strong> üzülen-sevinen-kızan; ama nötr=yorumsuz olamayan biyokimyasal fabrikalarımıza (beynimize) <strong>bazı gerçekler elbette açıkça anlatılmaz. </strong>Din, tasavvuf, bilim vs. şartlandırmalarıyla/ezberleriyle, <strong><span style="text-decoration: underline;">kendimizde açığa çıkarmadığımız</span></strong>, <strong><span style="text-decoration: underline;">orijinal olmayan</span></strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">taklit bilgiyle</span></strong> de Gerçeğe ve onun yaşamına hazır olamayız.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Elbette burada <span style="text-decoration: underline;">duygusallığa veya taklit bilgiye karşı bir tavır sergilemiyoruz.</span> Sadece, birçok eylemi beyninin biyokimyasından kaynaklanan ve duygusallıkla ömür geçirenlerin, duygusallıkta takılı kalanların, <span style="text-decoration: underline;">taklit ettiklerinden başka sermayesi olmayanların</span> Gerçeklerle yüzleşemeyeceğini veya çok zorlanacaklarını, dinsel/toplumsal/sosyal kalıpların kaplamış olduğu sinirsel işletim sistemlerinin çökebileceğine işâret etmeye çalışıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Anlatıldığında gerçekleri kaldıramayacak <span style="text-decoration: underline;"><strong>veya anlamayacak olanlara</strong></span> bunların anlatılmaması veya adım adım anlatılması, nasibinde varsa <strong>yenidünya</strong>ya çıkacak olan beyinler için birer rahmettir, onların korunmasıdır. Burada gerçeği saklayan, açıklayan birileri, belirli bir grup değil, birilerinden <span style="text-decoration: underline;">otomatik olarak açığa çıkartan Sistemin kendisidir</span>.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Evren/Dünya Kitabında</strong> hiçbir şey eksik bırakılmamış, her şeyden örnek verilmiş olduğundan Görünür Dünyamızda bu konuyla ilgili misâli de okuyabiliriz:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Çocuklar akılları kesene kadar <span style="text-decoration: underline;">oyalanmaları için</span> bir takım <em>“Ali Baba ve Kırk Haramiler”</em> masalları ile büyütülür. Akılları gelişmeye başladıkça, büyüdükçe içinde bulundukları ortamın gerçekleriyle zorlanmadan yüzleşirler ve ona adım adım uyum sağlarlar. Ali Babanın, Haramîlerin işâret ettikleri, <strong>Gerçekler yavaş yavaş fısıldanır.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Bu yansıma örnekte olduğu gibi, Müslümanlık, Hıristiyanlık bilgileri, ötedeki (!?) cinler-periler-şeytanlar-melekler-ahret mecazları, Kutuplar, Gavslar, üçler-yediler, Baba-Oğul-Kutsal Ruh vs. kavramları yüklenen beyinlere de <strong><span style="text-decoration: underline;">duygusallıklarından ve taklitten sakındıkları ölçüde</span></strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">içsel veya dışsal rehberi</span></strong> tarafından bu kavramların işâret ettiği gerçekler fısıldanmaya başlanırr.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Fısıltı orijinal bilgidir, ilhamdır</strong>; İNSAN’lığın göstergesi olup Âdemde açığa çıkar. Fısıltının şartı <strong>Akıl Yaşını büyütmektir</strong>. Büyütmenin anahtarı ise duygularımızın bizi kontrol etmesinden ziyâde bizlerin o duyguları kontrol edebilmesidir. <strong>Aklını büyüttükten sonra isteyen istediği duyguya ve duygusallığa <span style="text-decoration: underline;">bürünebilir!</span> </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Duygusal olmakla olmamak bizlerde bir olduğunda, özgürce kızabilir, özgürce kahkaha atabiliriz! Çünkü öfkeyi, yâni salt Celâli dengeleyen Halîm mânâsı da bizde açığa çıkmıştır. İçte denge varsa farkında olur insan!.. Kontrol edebilir, dilediği gibi oynayabilir duygularıyla!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Gerçekler duygularımızı değil; duygusallığımızı, duygu selimizi bırakarak hissedilebilir ancak.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Sistem o kadar hayret verici ki</strong>, aslında <strong><span style="text-decoration: underline;">her şey apaçık anlatılmıştır</span></strong>; ama duygusallığın/şartlanmaların bürümüş olduğu <strong>ego</strong>muz nedeniyle gözümüzün önündeki hakîkatten <strong><span style="text-decoration: underline;">her an</span></strong> perdelenerek, yâni <strong><span style="text-decoration: underline;">İblisimizi Özümüze secde ettiremeyip</span></strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">her an Cennetten kovulmaktayız</span></strong>. Bizlere mecaz olan gerçeğin dili farkındalıksız/<strong>kontrolsüz duygusal</strong> olmayan <strong>“akıl sahipleri”</strong> için apaçıktır. Onlar için <strong><span style="text-decoration: underline;">Yaratıcı ÖZ’ün Bilinemezliğinden başka</span></strong>, “Sır” diye bir şey yoktur.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuzlukkulesi.com/bazi-gercekler-nicin-saklanir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Holografik Yansıma</title>
		<link>http://www.sonsuzlukkulesi.com/holografik-yansima</link>
		<comments>http://www.sonsuzlukkulesi.com/holografik-yansima#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 21:40:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHHA</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mistisizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuzlukkulesi.com/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[Kur&#8217;ãn’ın hüküm bildiren âyetleri insanlara kendi hakikatlerini tanıtacak, manevi olgunlaşmalarını sağlayacak ve toplumsal ilişkilerini düzenleyecek bilgileri içerir iken, kıssaları (≈hikâyeleri) da tüm boyutlarıyla İnsanın özetini vermektedir. Yâni bu âyetler İnsan&#8217;ın derin boyutlarının hâl dilinin birer tercümesidir. Âyetlerin ve âyetlerdeki sembollerin karşılıklarının İnsan&#8217;da bulunması gerektiği ve İnsan&#8217;da olana işâret ettikleri düşüncesi kanaâtimizce &#8220;Her ne ararsan Kendin&#8217;de <a href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/holografik-yansima"><b>»»» Devamı</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5;"><img class="alignleft" src="http://www.tri-nitro.com/images/gallery_images/HyperCube7.png" alt="" width="80" height="60" /><span style="font-size: large;">Kur&#8217;ãn’ın hüküm bildiren âyetleri insanlara <span style="text-decoration: underline;">kendi hakikatlerini tanıtacak, manevi olgunlaşmalarını sağlayacak ve toplumsal ilişkilerini düzenleyecek </span>bilgileri içerir iken, kıssaları (≈hikâyeleri) da <strong>tüm boyutlarıyla İnsanın özetini</strong> vermektedir. Yâni bu âyetler <span style="color: #008080;"><strong><span style="text-decoration: underline;">İnsan&#8217;ın</span> derin boyutlarının hâl dilinin birer tercümesi</strong></span>dir. Âyetlerin ve âyetlerdeki sembollerin karşılıklarının <span style="text-decoration: underline;">İnsan&#8217;da bulunması</span> gerektiği ve İnsan&#8217;da olana işâret ettikleri düşüncesi kanaâtimizce <span style="color: #000080;"><strong><em>&#8220;Her ne ararsan Kendin&#8217;de ara&#8221;</em></strong></span> anahtarı sonucudur. <span id="more-327"></span>Bu anahtar <em>karınca ile konuşma</em>, <em>taştan deve çıkartma, denizi ikiye bölme </em>gibi <strong>Bilgi Kaynağı</strong>ndaki anlatımların <strong>sembolik olarak algılanıp,</strong> olduğu gibi alınmamasını gerektirmektedir.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Elbette Kur&#8217;ãn <strong><span style="text-decoration: underline;">tümüyle</span></strong> sembolik/şifreli bir Bilgi Kaynağı değildir. Kur&#8217;ãn kendisinde <strong>muhkem</strong> (belirli bir hüküm bildiren) ve <strong>müteşâbih</strong> (teşbihli, benzetimli) âyetler olduğunu bildirmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000; font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Kur&#8217;ãn misalleri/meselleri/örneklemeleri <span style="text-decoration: underline;">Tefekkür sahipleri için hissedilebilir</span>, muhkem âyetler ise herkes için apaçıktır. </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Kur&#8217;ãn <strong>tüm derinliğiyle/boyutlarıyla</strong> <span style="text-decoration: underline;">en iyi şekilde</span> açığa çıktığı Şuûr (Rasûl) tarafından bilinmektedir. Çünkü kendisi Kur&#8217;ãn&#8217;dır. Bu derinlik <strong><span style="text-decoration: underline;">her bilinç seviyesi tarafından farklı algılanır.</span></strong> Kur&#8217;ãn&#8217;ı en iyi bilen/hisseden/özüne inenler Âlimler (bilgin anlamında değil), Velîler ve inebilenler ise Tefekkür sahipleridir.<strong> </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><span style="color: #000080;">Bizler <strong>arınabilmek</strong> için gerekli bilgileri ihtivâ eden <strong>muhkem âyetleri</strong></span> <span style="color: #000080;">yaşamımıza dökmekle sorumluyuz.</span> Teşbihli anlatımlar, kıssalar ise bu arınmanın sonucunda <strong>kuş (?) dilini</strong> bilen/hisseden Süleymanlar’a apaçık olacaktır. <span style="text-decoration: underline;">Belirli içsel hâlleri yaşayan şuûrlar, o kıssalara baktığında, yaşadıklarının o kıssalarda anlatılageldiğini fark edecektir.</span> Yâni, <span style="color: #008080;">bizler arındıkça, o kıssalardaki benzetimli (müteşâbih) anlatımları kendimizde bulmuş olacağız. </span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><span style="color: #000080;"><strong>Kıssaları yaşayabilmemizin</strong> nedeni ise Holo/Hülya/Whole/Holy olan Âlemlerin bizlerde yansımış olmasıdır (Holo-grafik).</span> <strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;">Kâinat Holografik olmasa idi, Rasûl kendinde bulduğunu bizlere teklif edemez ve Din de olamazdı.</span></span> <span style="color: #008080;">Çünkü kendinde bulduğu bizlerde de kat kat kayıtlıdır, saklıdır.</span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">İNSAN, Âlem&#8217;dir. Kur&#8217;ãn da bu Âlem&#8217;in özeti. İNSAN’ın Arz’ı, Semã’sının yansımasıdır. <strong><span style="color: #ff0000;">Holografik Yaratılış üst boyutun bir alt boyutuna o alt boyutun diliyle kaydedilmesidir.</span> </strong><em>Holografik Evren gerçekliğinde </em><strong><span style="text-decoration: underline;">üst boyutların bilgisi bir alt boyuta kodlanır</span></strong><em>. Bu nedenledir ki,<strong><span style="text-decoration: underline;"> bir alt boyut üst boyutun misal âlemidir, misallendirilmesidir, gölgesidir.</span></strong></em> <em>Evrendeki/Galaksideki/Dünyadaki bütün fiziksel süreçler ve süreçleri meydana getiren elemanlar (Büyük Patlama, mutasyonlar, kimyasal-biyolojik yaşamın başlangıcı, evrim, su, toprak vs. gibi </em><strong>her ayrıntı</strong><em>) İNSAN’ın içsel yolculuğunun aşamalarının <span style="text-decoration: underline;">ARZ aynasındaki</span> birer </em><strong>yansıması</strong><em>dır. </em>Dolayısıyla, <span style="color: #008080;">üst boyutları/Sistemi çözebilmek <strong>alt boyutlardaki misalleri</strong></span> <span style="color: #008080;">OKU&#8217;yarak gerçekleşebilir</span>. Ve<span style="color: #ff0000;"> <strong>algıladığımız her şey misaldir!</strong></span> <strong>Ama bu misalleri sadece İlim sahipleri akledebilmektedir.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Gerçekte İNSAN’ı anlatan âyetlerin kimi yorumcularca -haklı olarak- bilimsel işâretler varmış gibi algılanmasının nedeni işte <strong>bu izdüşümdür</strong>.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">İNSAN, atmosferin 7 tabakadan oluştuğunu bilmez <em>(A&#8217;lâ Sûresi 7-8)</em>. Ama kendinde bulduğu için kendinden dillendirilen 7 kat Semânın <span style="text-decoration: underline;">gölgesidir</span>, <span style="text-decoration: underline;">yansımasıdır</span>, <span style="text-decoration: underline;">sembolüdür</span> atmosfer tabakaları. Bilimsel işâretler olduğunun doğal olarak düşünülmesinin nedenidir <strong>Holografik Oluş</strong>.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Dünya, Evren </strong>(kısaca alt boyut)<strong> İNSAN Şuûr boyutlarının </strong>(kısaca üst boyutlar)<strong> bir izdüşümüdür. </strong>İNSAN&#8217;da 7 Kat Şuûr boyutu (Semâ/Gök) olduğu için, dünya atmosferinde de 7 kat tabaka vardır; Evrenimizde de 7 tabaka vardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Holografik Kayıta </strong>küçük bir örnek vermek daha gerekirse;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Hakîkat Sırrını <span style="text-decoration: underline;">yaşayan</span> <strong>bu sırrını</strong> gösteriş aracı olarak kullan(a)maz. Bu sır sadece kendindeki <strong>Evrensel Aklı </strong>ile yaşanır, O’ndan saklı kalamaz. Algılayabildiğimiz kadarıyla bu üst boyut gerçeğinin Kur&#8217;ãn kelimelerine yansıması “<strong><span style="text-decoration: underline;">Ziynet </span></strong>sahibi <span style="text-decoration: underline;">kadının</span> ziynetini <span style="text-decoration: underline;">sadece Erkeğine</span> göstermesi, mahreminden başkasına <span style="text-decoration: underline;">teşhir etmemesi”</span> ifâdeleriyle olmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000080; font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Ziynet</strong>, Sırrın yansımasıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000080; font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Kadın</strong>, Hakîkate Ereni, Gönül sahibi..</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000080; font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Erkek</strong>, bizdeki Evrensel Akıl, Cebrâilî güç.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Günümüzde, dünya genelinde ve düzeyinde kadın nüfûsunun erkeğinden başkasına açmaması gereken ziynetlerini yoğun olarak teşhir etmeye başlamasını da, <span style="text-decoration: underline;">mânevî sırların açığa çıkmasına</span>, herkes/halk tarafından da bilinmeye (<span style="text-decoration: underline;">yaşanmaya değil</span>) başlanmasının yansıması olarak OKU’yabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Mânâ&#8217;da ne oluyorsa maddeye de yansımaktadır. Çünkü <span style="text-decoration: underline;">üst boyut alta da o alt boyutun dili ile kayıtlıdır.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000; font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Atomlardaki cazibe, moleküllerin birleşme eğilimi, canlılardaki çiftleşme, İnsan&#8217;ın &#8220;birleşme&#8221; isteği hep <span style="text-decoration: underline;">İNSAN&#8217;ın TEK&#8217;e olan hasretinin boyut boyut yansımalarıdır</span>.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Kur&#8217;ãn&#8217;ın nâzil olduğu Rasûl ne 7 kat atmosfer tabakasını bilir, ne de evrendeki 7 kat aşamayı. Fakat kendindeki 7 kat Şuûr boyutunu bulduğu için bu 7 kat sema olarak sembolleşmiştir. İşte Holografik Yansıma gereği de bu sembolizm aynı zamanda 7 kat atmosfer tabakasına ve evrendeki 7 kat aşamaya da işâret etmiş olmaktadır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuzlukkulesi.com/holografik-yansima/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“The Evolution concept” in Turkish-Islamic people</title>
		<link>http://www.sonsuzlukkulesi.com/evolution_turk_muslim</link>
		<comments>http://www.sonsuzlukkulesi.com/evolution_turk_muslim#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 14:24:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHHA</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuzlukkulesi.com/?p=310</guid>
		<description><![CDATA[The mystery of where all the life forms came from and how they developed has always been the most appealing and debated subject in the history that revealed by the fact and the theory of evolution, which is supported by reasonable scientific theories and evidences. However, the struggle between religious people in Muslim countries (Turkey <a href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/evolution_turk_muslim"><b>»»» Devamı</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-375" title="evoislam" src="http://www.sonsuzlukkulesi.com/wp-content/uploads/islamevo.jpg" alt="evoislam" width="133" height="70" />The mystery of where all the life forms came from and how they developed has always been the most appealing and debated subject in the history that revealed by the fact and the theory of evolution, which is supported by reasonable scientific theories and evidences. <span id="more-310"></span>However, the struggle between religious people in <strong>Muslim countries</strong> (Turkey is included) and scientific side has been continued throughout the centuries, especially after the masterpiece of Darwin gave the biological world a scientifically powerful interpretation of evolution to correct all the previous mistaken explanations on earth and life.</p>
<p style="text-align: justify;">So, in this paper, whether evolutionary idea and religious, Islamic believes could be compromise or not and if there was an agreement in the past, the reason(s) why believes and evolution conflict(ed) throughout the history and nowadays among Turkish-Islamic people with the views of opponents and proponents will be examined.</p>
<p style="text-align: justify;">In this article, firstly the <strong>scientific meaning, explanation and birth of evolution idea</strong> will be described. In this historical period, the <strong>first Islamic scientists’ viewpoints, names</strong> about creation of God correlated with evolution and the styles, <strong>ways of thinking</strong>, the progress in the science, rationalism and philosophy and later recessions, the <strong>affect of <em>Gazali’s</em> mission</strong> to this regression will be mentioned. Then, we will rapidly give an eye to the Ottoman age, particularly the last decades of it about these concepts. At last, this study will be investigated with the affects, income and pseudoscientific sources of so-called religious communities, press, newspapers, and magazines in this debate in Turkey.</p>
<p style="text-align: justify;">The basic goal in this essay is to <strong>become aware of</strong> that the concept of evolution may not contradict with sacred values if they are commented through scientific look and to emphasize the significance of the integration of rational thought to Islamic nations. According to us, accepting or refusing the evolution theory <strong>is related importantly</strong> with the <strong>rational thought</strong>, so with the <strong>modernization of minds</strong>.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>The birth of Evolution concept</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Evolution theory became famous with Darwin’s contributions by adding “natural selection mechanism” to the biology, however first primitive explanations goes to the first and medieval ages. The Ancient Greek philosopher Anaxiamander <strong>invented</strong> the concept that all living things were related and that they had changed over time<a href="#_ftn1">[1]</a>. Herakleitos gave a <strong>leap</strong> to this change in time<a href="#_ftn2">[2]</a>. The classical science of their time was observational, <strong>philosophical</strong> rather than experimental. The other ancient Greek philosopher, Aristotle explained his concept of the advancement of living things from inanimate matter to plants, then animals and finally man<a href="#_ftn3">[3]</a>. During middle era, <strong>special creation view</strong> without any changes was dominated and evolution was objected by <strong>Christianity</strong><a href="#_ftn4">[4]</a>. On the contrary, traces of biological evolution is seen in Muslim people (following the early philosophy of <strong><em>Mu&#8217;tazile</em></strong><em> </em>heavily inspired by Greek and Hellenistic views and focused largely on the concept of <strong>independent, rationalist thoughts</strong> <a href="#_ftn5"><em><strong>[5]</strong></em></a>) and scientists’ books<a href="#_ftn6">[6]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Scientific definition of Evolution</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">If it is wanted to merge two separate worldviews, primarily the <strong>true meaning of evolution</strong> must be transmitted to the public. The meaning of biological evolution can be defined as the alteration through generations in the organisms’ structure and actions. However, it should not be considered as a developmental change in an organism’s lifetime<a href="#_ftn7">[7]</a>. This change is <strong>cumulative </strong>and every organism has altered from a previous ancestor. The environmental conditions have the major control on the biological units, thus there is a battle for living in any environmental condition. The battle for life decides which organisms will increase their population by contributing more offspring because the survivors are the best fit ones<a href="#_ftn8">[8]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">It will be important to mention about a <strong>common misunderstanding</strong> among opponents about the evolution theory that <strong>it is just a “theory”;</strong> therefore it can be disproved by scientific progression one day. It must be made clear that the <strong>evolution process is a “fact” and a theory itself</strong>, but the distinction of a “fact” and “theory” should be done carefully in order to understand the true meaning of evolution (<strong>especially by public masses</strong>). <strong>A fact</strong> may be known and accepted as true and the forces that determine its existence may not be known fully, but its mechanism can be interpreted by <strong>scientific theories</strong>. Facts do not change while scientists regenerate new theories. The theories suggested by Darwin or some other will not change the fact of evolution, but they can alter mechanisms of evolution<a href="#_ftn9">[9]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Rise of “rationalist thought” and concept of evolution in early Islamic era </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">If the history is investigated, it can be witnessed that Muslim scholars and scientists once led the world in discovery and reason. The most important event triggered the progressivist, scientific achievements of Muslims during four-five hundred years was approval of <em>Mu’tazile</em> section based upon to “reason” by <em>Caliph Al-Ma’moun</em> as the official sight of the state in 823. This rationalist religion understanding adopted as the ideology of state by the hands of Caliph<a href="#_ftn10">[10]</a>. This civilization accepted biological evolution that is controlled and directed by God, almost 1,000 years before the West.</p>
<p style="text-align: justify;">Probably, unknown to the West, the Muslim scientist A<em>l-Jahiz </em>(776-869) first proposed the theory of biological evolution, “natural selection” of Darwin in his book, <em>Kitabul Hayavan</em> (<em>Book of Animals)</em>, in the 9th century. According to his also experimental thoughts, “animals engage in a struggle for existence, for resources to avoid being eaten and to breed. Environmental factors influence organisms to develop new characteristics to ensure survival, thus transforming into new species. Animals that survive to breed can pass on their successful characteristics to offspring”. Beside he is telling about the biological term <strong>“mutation”</strong> as <em>mesh </em>(Arabic)<a href="#_ftn11">[11]</a>. <em>Al-Jahiz</em> was not the only Muslim to accept evolution as a fact. The Persian scientist and philosopher <em>Ibn Miskawayh</em> (932-1030), went forward and suggested that animals evolved into apes and then apes evolved a lower kind of a barbarian man, a superior human being, a saint, a prophet, respectively<a href="#_ftn12">[12]</a>. In fact, distinct/similar evolution theories of early Islamic philosophers like <em>Al-Jahiz</em> and <em>Ibn Miskawayh</em> also <em>Biruni (973-1051), Nazzam (835), Cabir bin Hayyan (721-815), Ibn Tufeyl (1100-1183), Iraki, Kazvini (1203-1283, Tusi (1201-1274) </em>and<em> Ibn Haldun (1332-1406), Ibn Heysem (965-1039)</em> were widely accepted and taught in medieval Islamic schools<a href="#_ftn13">[13]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>From beginning of Recession to the End of 19<sup>th</sup> century </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">During the rationalist, wealthy period of Islamic states, at the beginning of the 12th century the first Crusades had begun. Priests, in Europe could easily agitate poor people to become fanatics, far away from scientific thoughts to die or get the wealth of the east earths. This closing danger was wondering the Islamic state about their people irrelevant with a war thought and like comfort and quiet, philosophical and scientific occupation. This condition was as a consequence of predominant <em>Mu’tazile</em> section. Muslim people can not be persuaded easily like Christians. So, the state gave a mission to <em>Gazali</em> having deep knowledge about <em>Mu’tazile, </em>rationalism (because he was also a rationalist at the time) to disprove the proposals of <em>Mu’tazile,</em> and lessen the importance of “thought”. Interestingly, in these years <em>Gazali</em>’s ideas accepted as the official ideology of the State. Desired situation was succeeded due to the profound affect of <em>Gazali</em> on public<a href="#_ftn14">[14]</a>. The outcome was the widespread of the school called <em>Ash&#8217;ari</em> postulating that certain aspects of nature were beyond the ability of humans to comprehend. So, emphasis moved away from scientific study to only theology. This gave the birth of the concept of <em>taqlid</em> stressing the acceptance of religious ideas handed down by authorities, without the need for evidence<a href="#_ftn15">[15]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">Transformation from an ape-like creature was/is a shocking idea for Christian and Jew theology due to the fact that “The Holy man is created as the image of God”. This thought in the course of time affected the Islamic schools of thought and evolution was rejected commonly until now<a href="#_ftn16">[16]</a>. Even, the early scientist <em>Nazzam</em> was blamed as unbeliever, materialist and Satan by <em>Ash&#8217;ari</em> school because of evolution thought<a href="#_ftn17">[17]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">At Ottoman history, <em>Erzurumlu İbrahim Hakkı</em> is seen in front mentioning about evolution as <em>“tekâmul” </em>in his famous work <em>Marifetname</em><a href="#_ftn18">[18]</a>.  Evolution theory through positivist ideas was again introduced to public by a materialist <em>Abdullah Cevdet</em>. He even influenced greatly <em>Atatürk</em> in this issue<a href="#_ftn19">[19]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>The rising actions of Evolution opponents during last 30 years</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">There have been a permanent “evolution opponents” on a <strong>small scale</strong> in Turkey for decades. Before the 1980’s, many defined Islamic communities especially like <em>“Nur Cemaati”, “Milli Görüş”</em> had got an opposite attitudes, propaganda against the evolution idea showing it with the <strong>periodical</strong> articles, writings in their newspapers like <em>“Zaman”, “Yeni Asya”,</em> <em>“Milli Gazete”</em> and magazines such as “<em>Sızıntı”, “Zafer”</em>. After 1980’s, Ministry of Education of Turkey that is controlled by Islamic conservatives consulted to the ICR (Institute of Creation Research) rooted from American Christian Creationists to strike that there is a serious scientific criticism against the evolution. Various ICR-based <strong>pseudoscientific</strong> publications were translated into Turkish and presented to the high school teachers in this period<a href="#_ftn20">[20]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">Today, scales of publications of a big Islamic foundation, <em>BAV (Bilim Araştırma Vakfı)</em> that is established in 1991 by <em>Adnan Oktar,</em> are beyond the activities of other communities. BAV has published several books under the penname <em>Harun Yahya</em> and delivered copies to the public <strong>free of charge</strong>. All of the books belonged to the group can be downloaded from the net just <strong>freely</strong><a href="#_ftn21">[21]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">BAV is an important part of the rise of anti-evolutionists in Turkey. Its activities and publications utilize <strong>millions of dollars</strong> each year, it is difficult to imagine that this amount of funding can be supplied <em>just</em> by donations, as BAV claimed. The source(s) of its funding remain very obscure<a href="#_ftn22">[22]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">BAV books usually adapt ICR’s arguments to construct their own arguments for defeating evolution. BAV has also contacted for a long time with American creationists, including receiving assistance from ICR. <em>Duane Gish</em> and <em>Henry Morris</em> visited Turkey in 1992, just after the establishment of BAV and participated in a “creationist conference” in Istanbul. BAV’s creationist conferences in 1998 in Istanbul and Ankara included many US creationists<a href="#_ftn23">[23]</a>. After that, <em>Harun Yahya</em> started to publish his anti-evolution books to the public free of charge and distributed as promotions by the daily fundamentalist newspapers <em>Akit, Milli Gazete </em>and <em>Zaman</em><a href="#_ftn24"><em><strong>[24]</strong></em></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yahya</em>’s announcements can also be found in conservative press every day, in <em>Türkiye, Vakit, Yeni Çağ, Yeni Şafak, Önce Vatan</em><a href="#_ftn25">[25]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Meaning of “Evolution” for Creationists </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Nowadays, people against evolution take their arguments almost from a unique source, BAV’s editions. So, causes of refuting evolution can be detected from the lines in these books. The parts related with evolution opposition mostly carbon copy of their main books, <em>“Evrim Aldatmacası”</em>. According to arguments in this book, the point of view of anti-evolutionist can be understood.</p>
<p style="text-align: justify;">It is mentioned that evolution is not a fact, because it is not reported in the Holy Qur’an. Evolution theory is the <strong>greatest hoax</strong> of all centuries. All the scientific data collected during the last 150 years disprove evolution. All the scientific data prove that, from DNA to organisms, everything has a design and purpose and that everything was created <strong>all at once</strong>. Science has proved that God <strong>created</strong> the life on earth<a href="#_ftn26">[26]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yahya</em> also argues according to his traditional religious comments that Qur’an does not support evolution, because man is created from mud in heavens specially, so a believer can not accept evolution theory and see it appropriate with religion. Evolution is a theory lacking any scientific basics. It’s just a theory of blind coincidences rejecting the power and will of God, so its real target is religion. He continues that theory&#8217;s ideological framework consists of anti-religious thoughts to <strong>strengthen atheism</strong>. Theory of evolution was constructed upon materialist philosophy. Materialist philosophy uses the theory of evolution, both of which complement each other, to describe for the emergence of life. Modern science demonstrates the invalidity of the materialist-evolutionist claims and confirms creation. According to <em>Yahya</em>, even the most prominent worldwide scientific magazines, such as <em>Science</em>, <em>Nature, Scientific American </em>or<em> New Scientist</em> are forced to admit that several aspects of Darwin&#8217;s theory have reached a dead end<a href="#_ftn27">[27]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">He is telling that Darwinism gave humanity nothing but harm over the last and a half century. It has brought humanity nothing but conflict, war and degeneration. Believers should avoid defending this theory and realize its ideological meaning contradicting the truths of Islam. He warns people that it is essential to <strong>launch a serious fight</strong> against evolution on the ideological level<a href="#_ftn28">[28]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">BAV have serious books, brochures, videos relating “Evolution theory” as the causer, supporter of Terrorism, Fascism, Communism and Materialism and call about this so-called relations as “the <strong>Dark face</strong> of The Darwinism” at their website<a href="#_ftn29">[29]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">Apart from BAV, there are also popular anti-evolutionist books sold in bookshops in Turkey, such as <em>Yaratılış Gerçeği ve Evrim</em> by <em>Fethullah Gülen</em> (popular in his group), <em>Evrim İflas Eden Teori </em>by <em>Prof. Dr. Adem Tatlı, Evrim </em>by<em> Gufran Koyuncu </em>can be searched in bookseller websites<a href="#_ftn30">[30]</a>.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Conclusion</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Evolution is scientifically one of the greatest and intellectually stimulating ideas in history which was a revolution in its age, which challenged a lot of negative critics but still accepted as a <strong>central concept</strong> in science because of its <strong>strength</strong>. Evolution expresses the idea of a continually <strong>changing universe</strong> rather than a universe at a <strong>stable</strong>. Unless the approach to this mechanism is scientific, the truths can not be revealed.</p>
<p style="text-align: justify;">Evolution theory in our age is explained by the help of high technologies and supportive evidences, <strong>therefore</strong> opposing it from an <strong>unscientific perspective, </strong>even adducing verses from Holy books is <strong>nonsense</strong>. Determining from a rational point of view and considering the meaning of evolution, criticisms on evolution can be seen probably <strong>ideological</strong>, far from being logical.</p>
<p style="text-align: justify;">As described above parts, it may be now surprising to somebody that while most modern conservative Muslims reject the concept of evolution, Muslim scientist-philosophers believing in the Islamic faith, born in 8-13<sup>th</sup> centuries and could write passages about evolution, <strong>even</strong> transformation from ape-like creatures. So, it can be seen that sacred verses could be commented according to the scientific verses. There should not be a must to see “evolution idea” as a Satan that should be fought.</p>
<p style="text-align: justify;">If biological evolution theories are <strong>legally</strong> prohibited in schools, will all conflicts, wars and degenerations of societies be finished? No, because these issues are irrelevant with evolutionary theory. These problems are consequences of selfish behaviors of humanities, not a theory. Evolution does not define <strong>what</strong> humans <strong>must</strong> behave; it only expresses <strong>how</strong> livings are behaving. Some ideologies or men might have used evolution for their benefits, but it does not interest a biological theory. However, if weak connections of scientists with public that should be transmitted the scientific truths in a popular language and insufficient number of scientific-popular magazines is accounted, the power, effect and manipulations of mentioned anti-evolutionist movements can be waited normally.</p>
<p style="text-align: justify;">Evolution concept is directly related with the “rational thought” leading <strong>modern minds</strong>. Science tells that all natural processes are running through some defined basic laws of the nature established from the appearance of the universe. Creation of species <strong>at once</strong> from nothingness contradicts with the laws of nature. This style of thought that close to the <em>Ash&#8217;ari</em> school implicates the <strong>unexpected interferences</strong> of a Supernatural existence in <strong>any time</strong> leaving a universe that will be <strong>chaotic</strong>. In this situation, science can not be done because of changeability of the nature laws in any time.</p>
<p style="text-align: justify;">In conclusion, I think that in a modern-scientific thinking way, evolution process can be easily considered as the Creation itself. This <strong>unification</strong> is able to solve the all conflicts among religious faiths and scientific facts happened until now.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<hr style="text-align: justify;" size="1" />
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref1"><strong><strong>References</strong></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref1"><strong><strong>[1]</strong></strong></a> A. M. Celâl Şengör. <em>Yaşamın Evrimi</em>, (İstanbul: İTU Yayınevi, 2004), p.37</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref2"><strong><strong>[2]</strong></strong></a> ibid., p.39</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref3"><strong>[3]</strong></a> Think Quest, <em>Pre-Darwinian theories of Evolution,  Evolution in Greece</em>, (2000), retrieved from</p>
<p style="text-align: justify;">http://www. utm.edu/research/iep/e/evolution.htm</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref4"><strong>[4]</strong></a> ibid., <em>Medieval Theories</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref5"><strong><strong>[5]</strong></strong></a> Cengiz Özakıncı. <em>İslamda Bilimin yükselişi ve Çöküşü</em>, (İstanbul: Otopsi yayınevi, 2006), p.334</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref6"><strong><strong>[6]</strong></strong></a> A. M. Celâl Şengör. <em>Yaşamın Evrimi</em>, p.46-52</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref7"><strong><strong>[7]</strong></strong></a> Mark Ridley. <em>Evolution, (</em>Boston: Blackwell Scientific Publications, 1993<em>), </em>p.5</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref8"><strong><strong>[8]</strong></strong></a><strong> </strong>ibid., p.10</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref9"><strong><strong>[9]</strong></strong></a> S. J. Gould. <em>Evolution as Fact and Theory</em> <em>[Electronic version]</em>. <em>Hen&#8217;s Teeth and Horse&#8217;s Toes</em>, (New York: W. W. Norton &amp; Company, 1981), p. 253-262, retrieved from http://www.stephenjaygould.org/library/gould_fact-and-theory.html</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref10"><strong><strong>[10]</strong></strong></a> Cengiz Özakıncı. <em>İslamda Bilimin yükselişi ve Çöküşü</em>, p.337</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref11"><strong><strong>[11]</strong></strong></a> Mehmed Bayraktar. <em>İslam’da Evrimci Yaratılış Teorisi,</em> (Ankara: Kitabiyat yayınları, 2001),<em> </em> p.49,51,57,59</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref12"><strong><strong>[12]</strong></strong></a> ibid., p.93,94</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref13"><strong><strong>[13]</strong></strong></a> ibid., p.16-17</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref14"><strong><strong>[14]</strong></strong></a> Cengiz Özakıncı. <em>İslamda Bilimin yükselişi ve Çöküşü</em>, p.339-393</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref15"><strong>[15]</strong></a> Nuh Ha Mim Keller, <em>The Re-Formers of Islam</em>, (1995), retrieved from</p>
<p style="text-align: justify;">http://www.masud.co.uk/ISLAM/nuh/masudq2.htm,</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref16"><strong><strong>[16]</strong></strong></a> Okan Konuralp, <strong><em>Allah’ın izniyle maymuna evet</em></strong><strong>!</strong>,<strong> (</strong>2005), Tempo Dergisi<strong>, </strong></p>
<p style="text-align: justify;">retrieved from http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/03636/</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref17"><strong><strong>[17]</strong></strong></a> Mehmed Bayraktar. <em>İslam’da Evrimci Yaratılış Teorisi, </em>p.41</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref18"><strong><strong>[18]</strong></strong></a> Okan Konuralp<strong>, <em>Allah’ın izniyle maymuna evet</em>!</strong>,<strong> (</strong>2005), Tempo Dergisi</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref19"><strong><strong>[19]</strong></strong></a> Sinan Meydan. <em>Bir Ömrün öteki Hikayesi, Atatürk, Modernizm, Din ve Allah</em>, (İstanbul: Toplumsal dönüşüm  yayınları, 2003) p. 91-97</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref20"><strong><strong>[20]</strong></strong></a> Taner Edis, “ABD’deki Yaratılışçı akımlar ve Türkiye’deki bağlantıları,” <em>Bilim ve Gelecek</em>,</p>
<p style="text-align: justify;">Sayı-39 (2007), p.14-16</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref21"><strong><strong>[21]</strong></strong></a> Bilim Araştırma Vakfı, (n.d), retrieved from http://www.bilimarastirmavakfi.org/html/vakif_hakkinda.html</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref22"><strong><strong>[22]</strong></strong></a> Taner Edis, “ABD’deki Yaratılışçı akımlar ve Türkiye’deki bağlantıları,” p.16-18</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref23"><strong><strong>[23]</strong></strong></a> Harun Yahya, “Materyalizmin Çöküşü, Yaratılış Gerçeği Konferansı”, (n.d), retrieved from http://www.harun yahya.org/evrim/hy_materyalizmin_cokusu/m_cokusu4.html</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref24"><strong><strong>[24]</strong></strong></a> Harun Yahya, “Konferansın ardından”, (n.d), retrieved from  http://www.bilimarastirmavakfi.org/evrim_ istanbul1.html</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref25"><strong><strong>[25]</strong></strong></a> Harun Yahya, “Basında Harun Yahya”, (n.d), retrieved from http://basindaharunyahya.com/index.php?Pg= NoticePage&amp;Date=2007-10-30&amp;Number=9338</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref26"><strong><strong>[26]</strong></strong></a> Harun Yahya. <em>Evrim Aldatmacası</em>, (İstanbul: Araştırma yayıncılık, 2006), p.26-29</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref27"><strong><strong>[27]</strong></strong></a> Harun Yahya. <em>Kur’an Darwinizmi Yalanlıyor</em>, (İstanbul: Global Yayıncılık, 2003), p.17</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref28"><strong><strong>[28]</strong></strong></a> ibid., p.14-15</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref29"><strong><strong>[29]</strong></strong></a> Mainpage of www.harunyahya.org</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref30"><strong><strong>[30]</strong></strong></a> www.kitapyurdu.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuzlukkulesi.com/evolution_turk_muslim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güncellenmesi gereken “Cin” anlayışı</title>
		<link>http://www.sonsuzlukkulesi.com/guncelcin</link>
		<comments>http://www.sonsuzlukkulesi.com/guncelcin#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 20:56:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHHA</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Mistisizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuzlukkulesi.com/?p=293</guid>
		<description><![CDATA[Bilimsel düşünüş metodunda bir kural vardır. Bir olguyu açıklayabilmek için “n” tane unsur yetiyorsa o fenomenin “n”’den fazla elemanla açıklanmaya çalışılması gereksiz olacak ve bu unsurlar çözüme eklenmeyecektir (Tutumluluk Yasası). Mevcut açıklamalar sorunu/konuyu çözemediği takdirde ek açıklamalar, yeni kavramlar, boyutlar vs. işin içine sokulacaktır, dâhil edilmelidir. Bu bağlamda, insanların yüzlerce yıldır yaşayageldiği doğaüstü, olağanüstüymüş (!) <a href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/guncelcin"><b>»»» Devamı</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5;"><img class="alignleft" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/05/bilincalti-228x300.jpg" alt="" width="57" height="76" /><span style="font-size: large;">Bilimsel düşünüş metodunda bir kural vardır. Bir olguyu açıklayabilmek için “<strong>n”</strong> tane unsur yetiyorsa o fenomenin <strong>“n”’den fazla</strong> elemanla açıklanmaya çalışılması gereksiz olacak ve bu unsurlar çözüme eklenmeyecektir <strong><em>(Tutumluluk Yasası)</em></strong>. <span style="text-decoration: underline;">Mevcut açıklamalar sorunu/konuyu çözemediği</span> takdirde <span style="text-decoration: underline;">ek açıklamalar</span>, <span style="text-decoration: underline;">yeni kavramlar</span>, <span style="text-decoration: underline;">boyutlar</span> vs. işin içine sokulacaktır, dâhil edilmelidir.<span id="more-293"></span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Bu bağlamda, insanların yüzlerce yıldır yaşayageldiği doğaüstü, olağanüstüymüş (!) <span style="text-decoration: underline;">gibi gözüken</span> birtakım fenomenlerin <strong>“cin”</strong> adı verilen, <strong><span style="text-decoration: underline;">insandan ayrı</span></strong> görünmez varlıklar tarafından meydana getirildiğine inanılmış, yaşanılan öykülerle insanlar korkmuş, bu rivâyetler birçok milletin inanışına, örfüne girmiş, ötedeki kötü varlıkların kaçırılmaları için kuvvetli nefeslerle üflenegelmiştir. <span style="color: #008080;">Asıl korkulması ve korunulması gerekenin kişinin kendisini <span style="text-decoration: underline;">Allâh’tan ayrı düşüren</span> <strong>“saklı alt kişilikleri” </strong>olduğu ise <strong><span style="text-decoration: underline;">sembolik anlatımlar</span></strong> nedeniyle fark edilmemiştir.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Gelenekten alınan şartlanmalarla kutsal metinlere yapılan <strong>tek yönlü ve dar/geçmişin bakış açısıyla</strong>, <strong>anlatılan mecazlar</strong> elbette olduğu gibi, <span style="text-decoration: underline;">üzerinde düşünülmeden</span> kabul edilecek ve kelimelere takılıp kalındığından<strong> <span style="text-decoration: underline;">işin ruhu, neye işâret edilmek istendiği </span></strong>kaçırılacaktır. <span style="color: #ff0000;">1400 yıl öncesinin bilinç düzeyleri için normal karşılanabilecek bu durum, içinde bulunduğumuz “<strong>Bilgi Çağı”</strong>nın<strong> </strong>insanları için artık <span style="text-decoration: underline;">geçerli olmamalıdır</span>. </span><span style="color: #000080;">Bizlere <span style="text-decoration: underline;">1400 yıl öncesinin kelimeleriyle</span> (hoş gelen/korkutan) <span style="text-decoration: underline;">hikâyeler/masallar okuyalım, dinleyelim diye değil</span>, üzerinde <strong><span style="text-decoration: underline;">“Derinlikli Düşünerek” akıl edelim </span></strong>(bağlantıları kuralım/sistemde yerine koyalım/parçayı bütüne yerleştirelim) diye bu semboller, metaforlar verilmiştir. </span>Mecâz yığınlarından oluşturulmuş bir inanç <strong><span style="text-decoration: underline;">Ortak Aklın</span></strong><span style="text-decoration: underline;"> (≈Bilim) feneriyle</span> çelişecektir. <span style="color: #008080;">Bilim elbette her şeyi açıklayamamıştır; ama bilim insanlarının artık şüphe etmediği bulgularını <strong>“her şeye olan bakış açımızda”</strong> çok iyi bir <strong>el feneri</strong> olarak <span style="text-decoration: underline;">kullanma hakkımız vardır.</span></span> Bu bakış açısı olmadan din mecazlar/hayaller yığını olarak kalacaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">“Cin” ve “cinnî vakalar” konusunu <strong>Ortak Aklın bilgi birikimi</strong> ile <strong>içe/öze/insana dönük</strong> olarak yorumlamak gerekirse…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Bu gün modern psikiyatri, psikoloji ve nöroloji bilimlerinin sunduğu veriler, insan beyninin ve dolayısıyla zihninin (<strong>karanlık bilinçaltı</strong> ve <strong>ışıltılı üst bilinçdışı</strong> boyutlarıyla beraber) derinliklerini çözme yolunda büyük adımlar atmıştır. Bir zamanlar olağanüstüymüş gibi gözüken psikolojik hastalıkların, sorunlarımızın çarelerini bulmasının yanı sıra, <strong>gündelik veya farklı bilinç hâllerinin</strong> <em>(meditasyon, vecd gibi derin boyutlarımıza âit hâller de dâhil)</em>, bilinçaltımızın karanlık mahzenlerinde <span style="text-decoration: underline;">saklı, bastırılmış duygularımızın</span>, <span style="text-decoration: underline;">çekirdek inançlarımızın</span>, <span style="text-decoration: underline;">alt kişiliklerimizin</span>, atalarımızın ilkel dönemlerinden miras <span style="text-decoration: underline;">dürtülerimizin</span>, gölgelerimizin tahlillerini de <strong><span style="text-decoration: underline;">beynin nörobiyolojisine dayalı olarak</span></strong> doyurucu bir şekilde yapmış ve yapmaktadır da.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Damardan verilecek herhangi bir uyuşturucu ilaç, kanımızdaki hormon seviyesinin değişmesi veya sinir ağlarında oluşan herhangi bir hasar ile anormal zihinsel durumların, kişilik bölünmelerinin/değişmelerinin meydana gelebileceğini bilmekteyiz. Peki, <span style="color: #ff0000;">hissedilen, yaşanılan her şeyin beyindeki <strong>sinir ağlarının yapılanma şeklinden</strong> kaynaklandığı bulunmuş iken insandan/beyninden ayrı <strong><span style="text-decoration: underline;">ek </span></strong><span style="text-decoration: underline;">bir<strong> kavram</strong> oluşturmaya, açıklama yapmaya</span></span> gerek var mıdır?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Beyin küçümsenemeyecek, göz ardı edilemeyecek derecede olağanüstü bir hafızaya sahiptir. <span style="color: #000080;">Benliğimizin alt katmanlarında da olağanüstü miktarda, kişiye <strong>saklı (=cinnî)</strong>, <strong>farkında ol(a)madığımız</strong>, depolanmış yığınla veri vardır. </span>İnsanın kendi beyninden ayrı, bir takım ötedeki-cinlerin yaptığına inanılan bütün gerçek olayları (şizofreni, bölünmüş kişilikler, sanrılar vs.) insan beyni zâten üretebilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><span style="color: #008080;">Kur’ãn, <strong>“cin” kavramı</strong> ile <span style="text-decoration: underline;">ek ve gereksiz bir açıklama getirmemiş</span>, insanın alt bilinçdışındaki kendisinin bile farkına varamayabileceği <strong>“saklı alt kişiliklerinden”</strong> bahsetmiştir</span> düşüncemize göre… Ötede, ayrıca cinler varmış gibi anlatılması ise üslup gereğidir. <span style="color: #ff0000;">Kur’ãn kıssalarındaki anlatımların<strong> “varlıktaki hâl dilinin bizim dilimize çevirisi olduğu” <span style="text-decoration: underline;">anahtarını</span> </strong>unutmamak gerekir.</span></span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><em>*/ <span style="text-decoration: underline;">Kutsal olarak etiketlenen</span> metinler <strong>vasıfsız olan Hakîkat&#8217;in</strong> <span style="text-decoration: underline;">4 boyuta mahkum zihinlerimiz için</span> <strong>Hakîkat Yaşamı ve Bilgisi</strong>&#8216;nin açığa çıktığı <strong>bireyden</strong> bizlere yapılmış <strong><span style="text-decoration: underline;">mecburi</span></strong> <strong>sembolik anlatımlar</strong>dır, ki <strong>anahtarı da</strong> gene aynı Kutsal olarak etiketlenen Bilgi kaynağında verilmiştir. Bu <span style="text-decoration: underline;">anahtar kullanılmadan</span> âyetlere yapılan yorumlar tamamen <strong>ötedeki bir Tanrı</strong> anlayışına dayalı olacağından <span style="text-decoration: underline;">yüzeysel ve bilimsel verilere aykırı olacaktır</span>. <strong>Din ve Bilim çatışmasının nedeni de budur! /*</strong></em></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Benzer şekilde <strong>&#8220;Şeytan&#8221;</strong> kelimesi ile kavramlaştırılan ve kişileştirilen varlık da insan beyninden/zihninden ayrı bir varlık olmayıp, bizleri &#8220;TEK olan VARLIK’tan ayrıyız&#8221; programına uyduran en büyük cinnî kişiliğimiz <strong>&#8220;varsayımsal benliğimiz&#8221;</strong>dir. <span style="color: #000080;">Kendimizi TEK olan VARLIK’tan ayrı hissettiren <strong>Ego</strong>muz, cinlerimizin (<strong>saklı alt kişiliklerimiz</strong>) birleşimidir.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Anlatageldiğimiz bakış açısına göre, <span style="color: #ff0000;">Kur’ãn <strong>“ins ve cin”</strong> terimlerini <span style="text-decoration: underline;">aynı varlığın (zihnimizin) iki ayrı yönü</span> </span>olduğu için çoğu kez beraber kullanmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">İnsanın herkes tarafından algılanan, <span style="text-decoration: underline;">gündelik bilinç hâline</span> <strong>“ins”</strong> denilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Atalarımızdan miras yoluyla genetiğimize giren bilgilerle ve doğduktan sonra da çevre şartlanmasıyla (özellikle ilk 6 yaş döneminde) oluşturduğumuz <strong>“saklı alt kişilikler, dürtüler, kalıplaşmış inançlar”</strong> yeryüzündeki ezici çoğunluktaki kişilerin <strong>“ins yönünü”</strong>, yani <span style="text-decoration: underline;">gündelik bilinçlerini</span> hükmü altına alan <em>(“Ey Cin topluluğu, nâsın çoğunu hükmünüz altına aldınız” </em>âyeti<em>)</em> yönlerine ise, kelime anlamı <em>“gizli, saklı”</em> olan ve dalgasal (enerji/nar) yapıdaki <strong>“cin”</strong> terimi ile işâret edilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Bilincimizde açığa çıkan düşünceler, aklımıza gelen fikirler, davranışlarımızın çoğu bu bilinçaltı programları doğrultusunda açığa çıkar. Hatta insanda öyle saklı kimlikler vardır ki, örneğin gündelik yaşamında sâkin, eline-diline hâkim olduğunu sanan bir insan, bir futbol maçı izlencesinde <strong>farkında olmadan</strong> farklı bir kişiliğe bürünerek takımının mağlubiyeti ile beklenmedik öfke/argo patlamaları yapabilmektedir. Bu tipte bir olayda, kişi fanatiği olduğu takımını kendi şahsıyla/gücüyle özdeşleştirme, gücünün sembolü yapma cinine sahip olup <span style="text-decoration: underline;">ortam şartları hazırlandığı için</span> <strong>algılama≈ins düzeyine</strong> çıkmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Dîn, işte bu cinnî yönlerimizin ehilleştirilmesini/kontrol edilmesini tavsiye etmektedir. Yâni, bilinçaltı sakinlerinin (cin) farkındalık düzeyindeki kimliğimize (ins) çıkartılıp, tanımlanıp teşhis konulduktan sonra temizlenmesi <em>(“Sultan bir güç (</em>≈ <em>Tefekkür) ile Göğe çıkartıp ŞıHaB ile yakmak” </em>ayeti<em>)</em> farzı (≈ arınmak için şartı). Genetiğimiz ve çevreden gelen programların oluşturduğu karanlık bulutların kapladığı bilinçaltı (≈ ata dîni) aydınlanarak <span style="color: #000080;">Göklerin (≈ Işıltılı, içsel Farkındalık boyutları/üst bilinçdışı) Krallığından her an gelen zenginlik <strong>Tadılamamakta</strong> ve Cennet olan varlık Dünya veya Cehennem derekesinde algılanmaktadır.</span></span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><em>*/ CinleriNi kontrol edebilen <strong>İçsel Farkındalık</strong> “Huzur/Selamet insanı” anlamında <strong>“Süleyman”</strong> olarak etiketlenmiş ve anlatılmıştır. Zihnin en derinlerinde saklı kalmış cinler dâhi Süleymanca kontrol edilebilmekte ve <strong>“karıncanın</strong> <strong>sesini”</strong> duyabilme olarak sembolleşmektedir. /*</em></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Kur’ãn bir kavrama îman edilmesini istemiş ise, o konuya <span style="text-decoration: underline;">inanıldığı</span> ve <span style="text-decoration: underline;">bilindiği</span> takdirde Beyin için maddi, mânevi yararlar var demektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Örneğin, “Meleklere iman” nedir, nasıl olmalıdır ve niye inanmalıyız? Gökten yere kanatlarıyla inip çıkan bir takım tasavvurlara “melek” diye inanmanın faydası nedir? Bizler <strong>ötelere attığımız melekler</strong> hayalleriyle mi avunmalıyız, yoksa <span style="color: #ff0000;">küçük bir beden sandığımız bedenimizin gerçekte büyük bir âlem olduğunu ve kendimizdeki âlemin derinliklerini gene <strong>kendimizdeki meleklerle</strong> keşfedebileceğimiz gerçeğine mi inanmalı ve bunun için gayret etmeliyiz?</span> Melek kavramı bizde <strong>somutlaşmalı</strong> ki, <span style="text-decoration: underline;">ona olan inancımızı mânevî gelişim için kullanabilelim</span>. Ötelerdeki melekler –varsa eğer- ise ulaşılamaz oldukları için yararsız ve kullanışsızdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Benzer durum “cin” kavramı için de geçerlidir. <strong>Ötedeki bir cine</strong> –varsa eğer- inansam ne kazanırım, inanmasam ne kaybederim <strong><span style="text-decoration: underline;">kendimizdeki somut cinleri ve etkilerini biliyor iken</span></strong>?</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><em>*/ Elbette deneyimlenmemiş bir takım inançlar ve korkular üretip gene kolay bir şekilde hayâli bir takım korunma yolları (üflenen duâlar, muskalar vs.) oluşturulabilir ve önlem alınmadığı takdirde zarara uğrayacağımıza inanılabilir. /*</em></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Yüzlerce yıldır milletlerin kendi kafalarında oluşturduğu, efsaneleştirdiği ve dini kavramlara giydirdiği <strong>“ötedeki cin”</strong> kavramı yerine <span style="color: #000080;">bilimin, rasyonel düşüncenin rehberliğinde ve içe/öze/insana yönelik yorumlanarak hissedilen</span> “cin” kavramını paylaşmaya çalıştık.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Hakîkati Tek olan Varlıktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Çağın ötesinde düşünebilmemiz</strong> dileğiyle…</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuzlukkulesi.com/guncelcin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>16</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TEK’im. TEK!..</title>
		<link>http://www.sonsuzlukkulesi.com/tekimtek</link>
		<comments>http://www.sonsuzlukkulesi.com/tekimtek#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 14:55:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHHA</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mistisizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonsuzlukkulesi.com/?p=285</guid>
		<description><![CDATA[Bizler “Makroskobik” ölçekte sınırlı gözlere sâhip (?) olunca, zihnimizde de Varlık&#8217;ta birbirlerinden ayrı boyutlar-katmanlar var zannı doğuyor. Halbuki Sınırsız Gönlün gözünde hepsi ŞİMDİ ve BURADA, aynı TEK! Şimdi düşünelim: “Ego”, “Salt enerji”, “String” veya “Atomik” boyutum nerede? “Mikroskobik” boyutum nerede? “Makroskobik” boyutum nerede? “ben”, bedenimden ayrı ve ötesinde değilim. “ben”, hücrelerimden de ayrı ve ötede <a href="http://www.sonsuzlukkulesi.com/tekimtek"><b>»»» Devamı</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5;"><img class="alignleft" src="http://www.redicecreations.com/specialreports/2006/02feb/holographicuniverseII.jpg" alt="" width="83" height="69" /><span style="font-size: large;">Bizler “Makroskobik” ölçekte <span style="text-decoration: underline;"><strong>sınırlı</strong></span> gözlere sâhip (?) olunca, zihnimizde de Varlık&#8217;ta <span style="text-decoration: underline;">birbirlerinden ayrı</span> boyutlar-katmanlar var zannı doğuyor. Halbuki <span style="text-decoration: underline;"><strong>Sınırsız Gönlün</strong></span> gözünde hepsi ŞİMDİ ve BURADA, <strong>aynı TEK!</strong> Şimdi düşünelim:</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000; font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><em>“Ego”, “Salt enerji”, “String” veya “Atomik” boyutum nerede? “Mikroskobik” boyutum nerede? “Makroskobik” boyutum nerede?<span id="more-285"></span></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><span style="color: #008080;"><strong>“ben</strong>”, bedenimden ayrı ve ötesinde değilim. <strong>“ben”</strong>, hücrelerimden de ayrı ve ötede değilim. <strong>“ben”</strong>, atomlarımdan da ayrı, ötede değilim.</span> … … <span style="color: #008080;"><strong>“ben”</strong></span>, <span style="color: #000080;"><strong>“BEN”</strong></span><span style="color: #008080;">‘den de ayrı, ötede değilim.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Hep AYNI TEK’teyim. TEK’im. TEK!..</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Samanyolu, Güneş, Ay, Dünya, önümdeki PC, önümdeki Web sitesinin görüntüsü, kulağıma gelen sesler, dokunduğum klavye… Bunları algılayan (gören, duyan, dokunan..) KİM? Gördüklerim, duyduklarım, dokunduklarım “ben”den, bilincimden ayrılar mı, ötedeler mi?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Dışarıda ayrı bir dünya mı var? Dışarısı mı var?</strong> Yoksa <strong>Her şey Bilincimizin içeriği mi?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Her şeyin algılanması “ben” olarak etiketlenende değil mi?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>Algılayan TEK’tir</strong>, evet.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Peki, nedir bu TEK?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Özümüzde; <span style="text-decoration: underline;">ama hâlâ ötemizde</span>ki Hû, Allãh mı?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Bu bilgi <strong>“hissediş”</strong> midir, yoksa <strong>“ezber”</strong> mi?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><span style="text-decoration: underline;">Bir özde olan</span> <span style="text-decoration: underline;">bir de “ben”</span>ler dedirtip <span style="text-decoration: underline;"><strong>VARLIKı paramparça eden</strong></span> <strong>“Tasavvuf ezberi”</strong>, şartlandırmasıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #008080; font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Varlıkta Algılama meydana geldi mi, “ben” var olurum. “ben” de algılar/algılanır olur Her ŞEY.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Tüm algıladıklarım “ben”de.. Her şey “ben”de <strong>“Tümel ve Bir”</strong>. İstersen etiketleyelim, diyelim <strong>“BEN”</strong>!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">İster tek “ben” varım diyelim, istersek tek <strong>mutlak “BEN”</strong> var diyelim; <span style="text-decoration: underline;"><strong>ama bölmeyelim!</strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Ve <span style="color: #008080;"><strong>ÖTElemeyelim</strong></span>, sadece TEK &#8220;O&#8221; var diye, “Kendimizden başlayalım Tefekküre!” <span style="text-decoration: underline;"><strong>Zamirsiz</strong></span> TEK kalsın geriye..</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000080; font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"><strong>“Tek O” diye <span style="text-decoration: underline;">zamirlersek</span> öteleriz; “Tek ben”i “”*birimsel-merkezi*””leştirirsek de <span style="text-decoration: underline;">Firavunu diriltirmiş</span> oluruz.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;">Buna dikkat ettikten sonra şarkımızı çağırmaya devam edelim.</span><br />
<span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"> Hep AYNI TEK’teyim.</span><br />
<span style="font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"> <strong><span style="color: #008080;">TEK’im.</span></strong></span><br />
<span style="color: #ff0000; font-family: Garamond; line-height: 1.5; font-size: large;"> <strong>TEK!..</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonsuzlukkulesi.com/tekimtek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

