Korkmadan Sorgulamak
11 Ağustos 2009 10 Yorum
Nedense ezberlediklerimizi, atalarımızdan taklitle alıp aktardıklarımızı “düşünmek” olarak addediyoruz! Bir güzel söz dinlemiştim: “Ezberlerin bittiği yerde Düşünme başlar” diye.. Peki, Düşsel/Düşünsel bir âlem olan Cennete “düşünmeden” girilebilir mi? Yâni ezberlediklerimizle, taklitle Huzur‘a erebilir miyiz?
Yanlış dâhi olsa “farklı düşünebilme özgürlüğü”, insanda “ilhamlarla yaşama” orjinalliğini ortaya çıkartır. Çünkü İlham yaratımdır, Cennet esintisidir.
Bu Varlıkta korkulacak vasıflara sâhip bir üstün/ilâhi kudret yok!. Sorguladığımız, -hakîkatte yanlış bile olsa- farklı düşündüğümüz için bize ceza verecek bir yer/ mekanizma/ kişi yok!. Korktuğumuzu zannettiğimiz varlık hakîkat değil, kafamızda yarattığımız sınırlılıktır.
Hakîkat ehli olarak kabul ettiğimiz zevâttan öğrendiğimiz pasajları dâhi, o konunun “mutlak olarak cevaplandırıldığı, artık tartışmaya devam etmemek gerektiği” anlamında alınmamalıdır. Bu durum tek tip anlayışların, tek bir düşünürün eserlerinin okutulduğu cemaat-tarikat ortamlarına benzemektedir. Bu bizleri taklite alışmaktan “düşünce uyuşukluğuna” götürebilecektir. Görünüşte birbirlerinden ayrı görüşlerde olan “Sevgili Ustaların” her birinin anlattıkları üzerinde sorgulamalar yaparak “tek tip fikirleri” okuyup-ezberleyerek sürüleşmemiz de engellenmiş olur. Allãh’ı Bilebilmek için “O”’nu dâhi sorgulamamız gereken bizler, acımadan/korkmadan her kulun düşünce sistematiğini de sorgulamalıyız.
Korkmayalım!..
Bizler, ismi Allãh olan bu Varlık indinde, anne-babalarına masumâne, şartlanmasız bir şekilde sorular soran minik çocuklar gibiyiz. İlle de korkacaksak, acımasızca sorgulamadığımız/düşünmediğimiz için korkalım. Minicik çocuklarımız bizlere farklı/zor sorular sorduklarında onlara kızıyor muyuz, yoksa tebessüm mü ediyoruz? İşte yukarılardan (!) da bizlere böyle tebessüm ediyorlar.
“Hakîkat” diye anlatılanlara “inanmak” değil de, “Bilmek/yaşamak” adına anlatılanları kurcalayanlara ”Selâm olur!”
Sorgulamaktan korkmayalım. Kendini Ateiste madde doğa-evren, Teiste ötedeki tanrı, Erenlere “Sevginin Kendisi” olarak algılatan “O” diye işâret edilenin yarattığı farklılıkları, farklı düşünenleri zenginlik olarak görüp, bu zenginlikteki Sonsuz yansımayı Seyredelim.



Kulun Temiz bir akıl ile düşünmesi ALLAH’IN O kulunu sevdiğini gösterir.
Sorgulamak demek Yanlışa Doğru demek değil:
Sorgulmak demek Doğru ya yanlış demek te değil. Yanlışa yanlış doğruya doğru demektir.
Ama kulun doğruyu ararken yanlışa girmesi O güzel sayılır ve devam etmesi istenir (bir nevi Doğrudur).
KanberAlıntıla Cevapla
Kulun Temiz bir akıl ile düşünmesi ALLAH’IN O kulunu sevdiğini gösterir.
Sorgulamak demek Yanlışa Doğru demek değil:
Sorgulmak demek Doğru ya yanlış demek te değil. Yanlışa yanlış doğruya doğru demektir.
Ama kulun doğruyu ararken yanlışa girmesi O güzel sayılır ve devam etmesi istenir (bir nevi Doğrudur).
Sorgulamakla anlamaya çalışmak arasında yok gibi duran derin bir uçurum var bunu atlamamak lazım
selimAlıntıla Cevapla
Sorgulayan ve bulduğu yanıtları bizlerle paylaşan temiz düşünce sahibinin kim olduğunu öğrenmek isterim. Lütfen, kendinizi tanıtır mısınız.
veliAlıntıla Cevapla
“Sorgulamak” tan korkmamak için, sorgulanmamı’zı geniş ve doğal karşılamalıyız. Sorgulama’mızın sınırı, sorgulaNma’mıza verdiğimiz iznin sınırında sona erer.
nihatdemirkolAlıntıla Cevapla
Allah C.C. İlmi ile her şeyi kuşatmıştır.
Hiçbir yerde zerre kadar eksikliği yoktur.
” O ” nun İlmi kuşatılmış evreni … Düşün düşünmek istediğini…Öğren ,öğrenmek istediğini…
” O ” varsa hayal biter hakikat başlar …
” O ” yoksa oradan itibaren hayal ve hediye başlar…
Cennet’te ,Cehennem’de hakikattir…” Hüküm verdiği için” sahibi ise Sonsuzluğun gerçek sahibi ve yaratıcısıdır…
pehlivanım benimAlıntıla Cevapla
Neal Donald Walsch’ın Tanrı ile Sohbet (Conversation with God) isimli kitabını okudunuz mu? veya filmi seyrettiniz mi? bunlar ile ilgili görüşlerinizi merak ediyorum?
KorayAlıntıla Cevapla
4-5 yıl oldu sanırım filmini izleyeli, kitapları okumadım ama : ) Hakîkatten bir cüz taşıyan her eser insana bir şeyler katacaktır; önemli olan insanın kendi AKLInı=Ruhunu sentezleriyle üretmesidir. Bir kitaba, bir yazara-düşünüre takılı kalmak beraberinde düşünce tembelliğini , ezber kalıpların çeşitli kombinasyonlarını ve dar bir bakış açısını getirecektir. Mü’min “Arı sûresinde” anlatıldığı gibi her çiçekten toz toplayıp ŞİFA olan BALı üretmelidir elinden=bilincinden geldiğince.
Berkay Özcan (AHHA)Alıntıla Cevapla
Sabah ve akşam vakitlerinin önemini anlatan bir makale yayınlamayı düşünüyor musunuz?
KorayAlıntıla Cevapla
Eğer kastettiğiniz Salât-ı İkâme (namaz) vakitleri ise bu konuda bir yazı taslağım var, fakat daha öncelikli bazı konuları paylaştıktan sonra yayına sokacağım inş.
Berkay Özcan (AHHA)Alıntıla Cevapla
evet namaz vakitleri olarak sordum..bu konuda bir çok fikrim var…sizinkileride duymak istedim…neyse zaten takip ediyorum çıktığında görürüm…sağol
KorayAlıntıla Cevapla